MHP 9. OLAĞAN KURULTAYI VE SAKARYA

Zihni Açba

Zihni Açba
Malûmunuz olduğu üzere Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi, 8 Kasım 2009 Pazar günü 9.Olağan Büyük Kurultayını gerçekleştirdi.
Ülkenin dört bir tarafından gelen delegasyon ve partili vatandaşların katılımıyla, gerçekten de oldukça kalabalık ve coşkulu bir kurultay olduğunu ve özellikle de yapıldığı dönem ve ülke şartları göz önünde bulundurulduğunda, bu kurultayın bir kat daha fazla önem kazandığını ifade etmek isterim.
Yeniden Genel Başkanlığa seçilen Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ' nin bugüne kadarki kurultay konuşmalarından çok farklı bir üslup ve muhtevada olan ve bence bu kurultaya damgasını vuran konuşmasında yer alan bazı mesajlara, genel anlamda yapılan seçimler sonrasında şekillenen yeni üst yönetime ve önümüzdeki dönemde nasıl bir vizyon ortaya konulabileceğine dair tahmin ve kanaatlerimi siz değerli okurlarımızla paylaşmak istiyorum.
Ancak;
genel anlamda bir değerlendirme yapmadan önce, kurultay öncesi ve sonrasında ortaya atılan ve mahalli basınımızın sayfalarına da taşınan bir kısım söylentilere kısaca değinmek istiyorum.
Bahse konu haber ve söylentilere bakılırsa; kurultayda Sakarya'yı temsilen MHP Merkez Yürütme Kuruluna seçilen ve aday olup da seçilemeyen bazı isimlerle ilgili MHP İl yönetiminin bazı rahatsızlıkları vardır ve bu sebeple, İl ve İlçe yöneticileri istifa edeceklerdir.
Bir başka söylentiye göre de Genel Merkez yönetimine yeni seçilen üyeler, İl Başkanı Sayın Mehmet Erdoğan'dan rahatsızdırlar ve onu görevden aldıracaklardır.
Bu tip tahmin ve yorumlarda bulunanların hangi bilgi veya gerekçelere dayandıklarını bilemem ama, hem sayın İl Başkanı hem de seçilmiş olsun veya olmasın MHP Genel Merkez yönetiminde görev almaya talip olan isimler, şehrimiz için de MHP camiası için de artı değer olan isimlerdir.
Bu itibarla, istifa veya görevden alma gibi söylentileri gerçekçi bulmuyorum. Geçtiğimiz Cumartesi günü MHP İl başkanı Mehmet Erdoğan'ın ilçe Başkanlarıyla birlikte düzenlediği basın toplantısına, MHP Belediye Başkan adayı ve yeni merkez yürütme kurulu üyesi sayın Enver TOÇOĞLU' nun da il başkanının yanı başında yer alarak katılması, tahmin ve yorumlara dayalı bu söylentilerin çok da gerçekçi olmadığını göstermiştir.
İstifa veya görevden alma rivayetlerinde adı geçen şahısların tamamını yakinen tanıyan biri olarak şahsen ben, gerçekleşmesine en küçük bir ihtimal dahi vermiyorum bu söylentilerin.
Kanaatim odur ki; AKP Sakarya İl kongresi sonrasında yaşanan depremin etkisiyle, aynı çalkantıların MHP' de de yaşanabileceği düşünülerek yapılan tahmin ve yorumlardan kaynaklanmıştır bu söylentiler.
FARKLI BİR ÜSLUP
Genel yapısı itibariyle kurultayı değerlendirecek olursak; başlangıçta da ifade ettiğimiz gibi Sayın Devlet BAHÇELİ, alışılmıştan çok farklı bir üslup ve muhtevadaki üç saati aşan açış konuşmasıyla gerçekten de 9.Kurultaya damgasını vurdu diyebiliriz.
Esasen, merhum Alparslan Türkeş'in sağlığında yapılan parti kongre ve istişare toplantılarından Sayın Devlet Bahçeli' yi tanıyanlar için, onun bu üslup ve tavrı hiç de yabancı değildir.
Bu konuşmanın üslup ve muhtevası, MHP lideri sayın Bahçeli'nin bugün ülke yönetiminde hakim olan anlayış ve bu anlayışı şekillendirenlere karşı, bundan sonra takınacağı tavrın da bir işaretidir bana göre.
Daha ilk günden itibaren büyük bir hassasiyetle karşı çıktığı ve duruşundan hiç taviz vermediği batı dayatması "Açılım Projesi" ne yönelik tepkilerinin de artarak süreceğinin bir göstergesidir bu üslup.
Daha öz bir ifadeyle; birilerinin birilerine çizdiği iddiaları ayyuka çıkan yol haritalarına karşılık, MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ ve kadrolarının, Türk Milletine sunduğu yol haritasıdır bu kurultay konuşması.
Hem üzerine planlar yapılıp, projeler geliştirilmeye çalışılan yüce milletimizin hem de bu plan ve projeleri üreten, yazan, çizen ve uygulama hizmetini üstlenen taşeronların, bu yol haritasını iyi okuyup anlamaları gerektiğini düşünüyorum.
MHP 9. Olağan Kurultayının, gerek MHP nin gerekse genel anlamda ülke siyasetinin gelecekteki şekillenmesinde ne gibi etkileri olacağını, nasip olursa zaman içerisinde hep birlikte göreceğiz. Ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olması en büyük dileğimiz.
Ancak; ülkücülüğü ideolojik kimlik, Milliyetçi Hareket Partisini de siyasi tercih olarak benimsemiş biri olarak, kurultay sonucunda şekillenen üst yönetime yönelik düşüncelerimi de bir şekilde ilgili ve yetkililere ulaşacağını düşünerek burada paylaşmak istiyorum.
Yıllar önce 23 Kasım 1997 tarihinde yapılan ve Sayın Devlet BAHÇELİ' nin Merkez Karar ve Yürütme Kuruluyla birlikte ilk Genel Başkan seçildiği kongrenin hemen ardından sayın Genel Başkanla bire bir yaptığımız görüşmede kendileriyle paylaştığım düşüncelerimi, bu son kurultay sonrasında oluşan yeni yönetim listesinde yer alan bir takım isimleri görünce içim ürpererek hatırladım.
O kongreden çıkan yönetim listesinde yer alan ve bir dönem Özal ailesinin papatya bahçesinde bahçıvanlık yaparak kimlik kazanmaya çalışan bazı tiplerin, bir şekilde MHP üst yönetimine taşınmış olduğundan duyduğum rahatsızlığı ve bir gün gelip bu tiplerin hareketin sırtında kambur olacaklarını Sayın Genel Başkana açık yüreklilikle ifade etmiştim.
Öyle zannediyorum ki; o günkü tespit ve değerlendirmelerimin haklılığını ve doğruluğunu en fazla ve en erken hisseden kişi sayın Genel Başkan olmuştur.
Son kurultayın ardından elime aldığım yeni yönetim listesinde o zamanki papatya bahçesinden taşınan bahçıvanlara benzer şekilde, bir dönem Çiller ailesi etrafında yalıçapkınları gibi kuyruk sallayan bazı tiplerin, bir şekilde yeni yönetim listesinde yer aldıklarını görerek, irkildim. Asıl endişem, bu tiplerin o listede yer bulabilmelerinden değil, içerisinden geçtiğimiz bu hassas dönemde sergilenen bu dik duruşa uyum sağlayamayarak, bir yerlere yamulup, yılışma alışkanlıklarındandır..
Çünkü; ihanetin omurgası olmaz ve ne zaman nereye sirayet edeceği bilinmez…



Yazı Tarihi : 16 Kasım 2009 Pazartesi
Bu yazı 262 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

aşağıda mücahit rumuz ile yazan kişinin
benimle alakası yoktur,gerçek mücahit benim,tanıyanlara duyurulur,ÜLKÜCÜ DÜŞMANLIĞI HASTALIKTIR ve tedavisi YOKTUR...
mücahit @ 19.11.2009 14:02:02
HAYATİ,MÜCAHİT ve diğerleri: He koçlarım he...
doğrucu davut @ 18.11.2009 01:20:46
MHP'ye haksızlık etmeyin arkadaşlar. MHP iktidarda olsun, muhalefette olsun, baraj altında kalsın veya üstüne çıksın, her halükarda bu ülkeye hizmetini sürdürür. MHP'nin ilkesi önce ülkemdir. MHP 367 konusunda olsun, diğer demokrasinin tıkandığı anlarda olsun hemen imdada yetişmiş, demokratik tavrını koymuştur. Kıymetini bilelim, hakkını verelim...
Aşk İklimi @ 17.11.2009 14:48:13
üç buçuk yıllık iktidarında rahşana emireri olan devlet bahçeli ne yapmışki bundan sonra ne yapacak.
rahşan mı kimden alıyor emirleri,onuda 80 öncesi şehitlerinize sorun.onlar söyleyecektir.
mücahit @ 17.11.2009 12:55:38
İlk seçimde belkide yüzde on barajına takılıp,tarih olacaksınız.
Bunu görüyor ve ne yapacağınızı bilemiyorsunuz.
hayati @ 17.11.2009 12:52:23
Sayın Zihni Açba öncelikle sizinle tartışmak ne haddimize.Ayrıca sanırım anlatmak istediklerimi ifade etmeyi becerememişim.Kesinlikle sizin bir misyon taşıdığınızı iddia etmedim edemem.Çünkü bu bir ülkücüye hakaret etmek demektir.Orada anlatmak istediğim şey bütün ülkücülerin taşıdığına inandığım misyondur.Diğer konuda haklı olabilirsin.Ben bir ülkücü değilim ama onlara saygı duyar gıptayla bakarım.Onun için olmalı ki;benim de sizin gibi içim acıdığı halde önce kendime sonra da arkadaşlarıma terapi uygulamak ihtiyacı hissettim.Yorumumda yazarken size ve ülkücü arkadaşlarınıza yazarak haddimi aşmış olabilirim.O kısmı sempatizanlar ya da mhp liler olarak düzeltiyorum.Saygı ve sevgilerimle.
doğrucu davut @ 17.11.2009 10:59:01
Sayın Doğrucu Davut.Genel olarak yazılarıma yapılan yorumlara muhtevası ne olursa olsun cevap vermeme gibi bir prensibim var. Ama sizin yorumunuzda düzeltmem gereken bir husus olduğunu düşündüğüm için yazıyorum.Birinci husus, hiç kimsenin ülkücüleri bir şeye inandırmak gibi bir haddi olamaz. İkincisi de hiçbir yer ve zamanda herhangibir misyon taşıdığım iddiasında bulunmadım.Dediğim gibi tartışmak maksadıyla yazmıyorum. Konuyu enine boyuna tartışmak isterseniz sanırım bana ulaşabilirsiniz. Saygılarımla.
Zihni Açba @ 16.11.2009 18:03:58
sayın zihni açba her ne kadar haklı olduğunuz yönler olduğunu düşünsem de yazılarınızda da belirttiğiniz gibi ülkenin bir beka sorunu ile karşı karşıya olduğunu düşünüyor vebununla sonuna kadar mücadele etmek inanç ve kararlılığındasınız.çünkü aldığınız eğitim budur.siz ''SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR''deyip hem söz konusu vatan diyerek hem deteferruatları ön plana çıkararak ne yaman bir çelişkiye düştüğünüzü göremiyormusunuz.yapmanız gereken bunları dillendirmek yerine önce kendinizi sonra da sizin gibi düşünen ülkücüleri bunun bir teferruat olduğuna inandırmaktır.çünkü taşıdığınızı iddia ettiğiniz misyonunuz bunu gerektirir.ayrıca keşke bunu burada değilde eskiden olduğu gibi olayın muhataplarıyla konuşsaydınız.daha şık olmazmı..
doğrucu davut @ 16.11.2009 14:58:57
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk