Mehmet Taştan
mtastan@sakaryahalk.com
Değerli okuyucularım sizlere bu hafta internetten beğenerek ve ilgi ile okuduğum hayata dair iki alıntıyı paylaşmak istedim. Beğenerek sizlerinde okuyacağınızı ümit ediyorum.
Haydi bağışlayın.
"Sizi belki dün, belki yıllar önce birisi incitti ve siz bunu hiçbir zaman unutmadınız. Siz bunu hak etmemiştiniz ki. Bu davranış öyle derinlere işlediği belleğinizde kendisine çok gizli bir yer bulup yerleşti. Hala da caninizi yakmaya devam ediyor.
Yalnız değilsiniz.
Unutmayın ki iyi niyetli insanların bile istemeden birbirlerini incittikleri bir dünyada yaşıyorsunuz. Çok yakin ilişkilere girdiğimizde karşımızdaki insanin ihanetine karşı korumasız kalabiliriz.
Bazı durumlarda hepimiz incindiğimiz konuları göz ardı edebiliriz. Allaha şükürler olsun ki her olayın bizi yaralaması ya da incitmesi olası değildir. Fakat bazı acılar çok kolay unutulmayabilir, bunlar aynı, bir kumaşın üzerindeki inatçı bir leke gibi beynimize işlerler.
Hak etmediğimiz derin acılar geçmişin derinliklerinden bugüne kadar sürüp gider. Bir arkadaşımız bize ihanet eder, anne ya da babamız bizi istismar eder, eşimiz bizi terk eder, bu tur yaralar yeni bir günün doğmasıyla birlikte kendiliğinden iyileşmezler.
Bazı insanlar şanslıdır; bu insanlar unutabilmek gibi çok özel meyveden nasiplerini almışlardır. Hiç kin tutmazlar, geçmişe ait acıları hiç anımsamazlar. Acı dolu geçmişleri yeni doğan günle birlikte kendiliğinden yok olur. Fakat çoğumuz geçmişteki acıları bugüne taşır ve onları unutmayı bir türlü beceremeyiz.
Ancak bu konuda yapacak hiçbir şey yok mudur?
Amerikalı psikiyatris Lewis B.Semedes bir milyon satan kitabı "Bağışlayın ve Unutun" da insanlara böyle sesleniyor. Onun da belirttiği gibi hepimiz zaman zaman incinmişizdir. Unutamadığımız acılar vardır. Ve Bu acılar en çok kendimize zarar verir. Bizi yıpratır. İnsanlara düşman eder. Peki, bu acıyı unutmanın bir yolu var mıydı? Lewis B.Semedes "Acı veren anıların durdurulamayan gücünün karşısında tek bir güç vardır" diyor.
"Bağışlayabilmenin gücü".
Bağışlayabilmek iyi niyetli olmalarına karşın insanların birbirlerine haksizlik yaptığı ve birbirlerini çok derinden yaraladığı bu dünyada Allah'ın bizlere sunduğu özel bir armağandır.
Lewis B. Semedes bağışlayabilmeyi her ne kadar Allah'ın bir lütfü gibi sunsa da ancak sevginin bunu başarabileceğini de ekliyor.
"Bağışlamak sevginin çözebileceği en zor ve en riskli istir. Bağışlamak çoğu insana doğal bir şey gibi gelmez. Hakça davranma duygumuz, insanların yaptıkları hataların bedelini ödemeleri gerektiğini söyler bize. Oysa bağışlamak tabiat kanunlarının ortadan kaldırılabilmesi için sevginin ortaya koyduğu en büyük güçtür."
İlginç değil mi?
Bağışlamanın sevginin denendiği en zor islerden biri olduğunu hiç düşünmemiştim. Bağışlama belki de insanin kendisine yapabildiği büyük iyilik. Bir çeşit kendini arındırma ölümcül bir hücreye karşı koyabilme yeteneği. Doğrusu yaşamımızda en az bir kez denememiz gereken bir olgu.
Simdi sessizce oturun bir koltuğun üstüne ve kendi kendinize sorun;
"Bağışlamak nasıl başarılır acaba?"
***
Mutluluğun 5 Basit Kuralı…
Bir gün, bir çiftçinin eşeği kuyuya düşer.
Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce anırır.
En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zaten
Kapanması gerektiğini düşünür ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine karar
verir. Bütün komşularını yardıma çağırır. Her biri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar. Eşek ne olduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya başlar. Sonra, herkesin şaşkınlığına, sesini keser.
Birkaç kürek toprak daha attıktan sonra, çiftçi kuyuya bakar. Gözlerine inanamaz. Eşek, sırtına düşen her kürek toprakla müthiş bir şey yapmakta, toprağı aşağıya silkeleyerek yukarı çıkmasına basamak hazırlamaktadır.
Bir süre sonra, komşular toprak atmaya devam edince, herkesin şaşkınlığı altında eşek, kuyunun kenarından dışarı bir adım atıp, koşarak uzaklaşır!
Hayat üzerinize hep toprak atacaktır; her türlü pislik ile.
Kuyudan çıkmanın sırrı, bu pisliği silkeleyip bir adım yükselmektir.
Sıkıntılarımızın her biri bir adımdır. En derin kuyulardan bile yılmayarak, usanmayarak çıkabiliriz.
Silkelenin ve biraz daha yukarı çıkın.
Mutluluğun 5 basit kuralını unutmayın…
1. Kalbinizi nefretten arındırın - Affedin.
2. Düşüncelerinizi endişelerinizden arındırın - Çoğu zaten hiç gerçekleşmez.
3. Basit yaşayın ve elinizdekilerin kıymetini bilin.
4. Daha çok verin.
5. Daha az bekleyin.
(İnternetten-Faik Yıldız'a teşekkürler)
Haftaya görüşmek üzere…
Yazı Tarihi : 04 Kasım 2009 Çarşamba
Bu yazı 94 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
Bu köşe yazısına yapılan yorumlar