 |
Turan Çatalbaş
|
Serdivanlı gençlerin heyecanı
Önceki gün AK Parti Serdivan Gençlik Kolları Başkanı Hasan Emre Erdoğmuş ile yönetici arkadaşları Mümin Şahin, Murat Yıldız, Yasin Kulaber ve Muhammet Kahya isimli gençler gazetemizi ziyarete geldiler.
Bir süre sohbet ettik.
Gençlerin Serdivan ile ilgili beklentilerinin son derece büyük olduğuna şahit olduğum gibi, sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda ilçeye ivme kazandıracak yatırımları çekebilmek adına epey heyecanlı olduklarını gördüm.
Örneğin, son dönemlerde sıkça gündeme gelen ikinci üniversitenin de Serdivan'a kurulması yönünde müthiş bir istekleri var. Serdivan'ın eğitim turizmi ile anılan bir ilçe olmasını arzu ediyorlar.
Bir başka örnek ise, Serdivan'ın Sapanca Gölü sınırı boyunca ve ilçenin tepelerinde halka açık sosyal, sportif alanların çoğaltılması, otel ve kongre merkezi gibi yatırımlarına ağırlık verilmesi gibi düşünceleri de var.
En önemlisi, yıllardır ilçenin gündeminden düşmeyen, belirli aralıklarla tartışma konusu da olan "Gökçeören Bataklığının" kurutulması için kayda değer çabalarının olduğunu öğrendim ki, "Bravo" demekten kendimi alamadım. Gençler bu konuyu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a kadar ulaştırmayı ve Başbakan'ın dikkatini bu bölgeye çekmeyi dahi başarmışlar.
Geçtiğimiz haftalarda Başbakan Erdoğan'ı makamında ziyaret eden gençler, yanlarında hediye olarak Serdivan karpuzu götürmüşler. Başbakan'a bu karpuzun Gökçeören ve çevresinde yetiştirildiğini anlatıp, o bölgede yılda bir ürün alındığını izah ettikten sonra, bataklığın kurutulması halinde 3-4 çeşit ürün alınabileceğini belirtmişler…
Gençler, bu kadarla yetinmeyip Gökçeören'de 3-4 milyon TL'lik bir yatırımla bir gölet yapılması yönündeki isteklerini de Başbakan Erdoğan'a iletmişler. Başbakan Erdoğan gençlerin bu isteğine "tamam" dememiş ama ilgileneceğini söylemiş...
Ağabeylerinin 7 yıldır gündeme getiremedikleri adeta" kangren olmuş" bir sorunu Başbakan'a iletmiş olmaları da takdir edilecek bir yaklaşım olarak görüyorum.
Sohbetimiz sırasında gençlere acizane tavsiyelerim de oldu.
Örneğin, gençlerden yaşadıkları şehir adına isteklerini, taleplerini sürekli dillendirmelerini ve takipçi olmaları istedim. Gençlerin isteklerinin daha çabuk kabul göreceğini de dile getirdim.
Sağolsun gençler.
İl Başkanı ataması nedeniyle uzun bir süredir adeta sessizliğe bürünen AK Parti'de gençlerden yükselen "arayış" ve "çözüm odaklı" ses ile adeta moral buldum diyebilirim…
Umarım, gençlerin Serdivan için hayal ettikleri şeyler ağabeylerinin katkılarıyla yakın bir gelecekte gerçek olur.
-------------------------
Susturun şu adamı!..
İnanır mısınız, içimizdeki çürük elmalar nedeniyle yaptığım işten keyif alamaz hale geldim. Nedenine gelince, ciğeri beş para etmeyen adamlarla aynı kefeye konularak tartılmak, aynı saflarda görünmek zorunda kaldığım için…
Yazar demeye dilim varmıyor ama ne yazık ki adam (!) yazıyor.
Aklına ne geldiyse yazıyor. Yazdıklarının küfür mü, hakaret mi olduğunu ayırt dahi edemeden yazıyor.
Kime yazıyor?.
Kendine selam vermeyen, adam yerine koymayan herkes için yazıyor.
Meslektaşlarına yazıyor.
Bu şehrin Valisi'ne yazıyor.
Bu şehrin Büyükşehir Belediye Başkanı'na ve öteki Belediye Başkanlarına yazıyor.
Yazıyor da yazıyor.
Üstelik hayasızca yazıyor.
Sen kimsin, nesin?. Hangi meziyetinle, hangi bilgi ve birikiminle bu mesleğe neredeyse ömrünün yarısını vermiş insanlarla, bu şehrin Vali'sine, Büyükşehir Belediye Başkanı'na "Yazıklar olsun" gibi, "Çekin gidin" gibi ifadeler kullanabiliyorsun?..
Neden, ne için ve kimin için?...
Şahsını, icraatlarını beğenip beğenmemek başka şeydir ama Cumhurbaşkanı'nın ildeki temsilcisine, en büyük mülki amire, bu halkın oylarıyla seçilen ve görev yapmaya çalışan Başkanlara "Yazıklar olsun" demek "Çekin gidin" demek senin ne haddine?..
Eleştiri başka şey, hakaret etmek, küçük düşürmek, bilerek maksadını aşmak başka şeydir.
Kendisine söylenecek söz bulamıyorum. Bu nedenle sahiplerine seslenmek istiyorum.
Sizler onurlu, şerefli, itibarlı insanlarsınız. Bu şehrin insanları da sizleri seviyor ve sayıyor.
Gelin, susturun şu adamı!..
Susturun ki, bu şehirde düzgün, dürüst ve seviyeli gazetecilik icra etmeye çalışan insanlarla, şehri yöneten insanları ciğeri beş para etmeyen bir adamın ayakları altına vermeyin
Yazı Tarihi : 22 Ekim 2009 Perşembe
Bu yazı 299 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
SAYIN YAZAR;
bir yazar hakkında ağır eleştirilerde bulunmuşsun.Doğrusun ,eğrisin bilmiyoruz.
Eğer okuyucuya biraz saygın var sda (ki var olduğuna inanmak istiyorum) lütfen bu eleştirdiğin yazarın adını ve yazdığı gazeteyi ifşa etmen gerek.
Yoksa karanlıkta ıslık çalmış olursun
ADSIZ @ 23.10.2009 22:04:16
"Doğru,gazeteci patronuna göre yazı yazmamalı.Öyle değilmi Sayın Tuaran Çatalbaş"
Yukarıdaki yazı benim değil.
Bir tane münasebetsiz benim mahlasımı kullanarak yorum yapıyor.
Tabi bir kişilik sorunu bu.
Bir mahlas bulamıyorsa,yardımcı olabilirim kendisine.
Aşk İklimi @ 23.10.2009 19:36:44
Doğru,gazeteci patronuna göre yazı yazmamalı.Öyle değilmi Sayın Tuaran Çatalbaş
Aşk İklimi @ 23.10.2009 13:24:27