 |
Cem Hatunoğlu
|
BİZİM ROMANLARIMIZ
2 Ekim Cuma günü haber ajanslarına bir haber düştü.
Haber şöyle:
Sakarya'nın Erenler ilçesinde, Bayındırlık Bakanlığı ve Sakarya Valiliği'nin kararı ile Roman vatandaşların yaşadığı barakalar belediye ekipleri tarafından yıkıldı.
Erenler Belediye Başkanı Cavit Öztürk ise, yakımla ilgili yaptığı açıklamada, "Biz orada yaşayan vatandaşlarımıza 35 gün öncesi tebligat yaptık. Ama vatandaşlarımız bizleri dikkate almadı.
Hem bu karar Erenler Belediyesi'nin değil, Bayındırlık Bakanlığı ve Sakarya Valiliği'nin kararı. Biz sadece yıkım işini gerçekleştirdik" diye konuştu. Öztürk, kaçak ve çarpık yapılaşmaya kesinlikle müsaade etmeyeceklerini belirterek, "Orada oturan yerli Roman vatandaşlarımızdan sıkıntımız yok. Onların zaten kendi ruhsatlı yerleri var. Biz ruhsatı olmayan barakaları yıktık. Kentsel Dönüşüm Projesi'nde hak sahibi olanlara zaten hakları verilecek" şeklinde konuştu. Öztürk, bölge halkına da bir müjde vererek, "Roman vatandaşlarımız için konut projelerimiz var. Bu proje Sakarya'da yapılan örnek ve en güzel proje olacak. Yeni mahallede yıkımlar devam edecek" dedi.
Bu gerçekten müjdeli bir haber mi, şimdi görevimizi yapmış olmanın huzuru içinde miyiz?
Avrupa'da, Türkiye'de, Sakarya'da, nereye gidersek gidelim Romanlarla karşılaşmamak mümkün değil.
Çünkü onlar bu dünyanın bir gerçeği.
Ve onlar bu dünyanın güzel renklerinden biri.
Çocukluğumda mahallemize kalaycıların gelişinde, başlarına diz çöker, yaptıkları işi, o kalayın kendisine has kokusunu teneffüs ederek izlerdim. Şimdi en çok, kırmızı ışıkta duran aracımın camlarını silmek için çocuklar yalınayak yaklaştıklarında temas ediyoruz.
O çocuklara asla kızmam.
Çünkü hayatta kalma şartlarını yaratmaya çalışırlar.
Öyle yapmak zorundalar.
Ne zaman bir Roman mahallesini ziyaret etsem utanırım.
Hemen hepimizin çocukları var ve onlar için her şeyi az görürüz.
Ama Roman Mahallelerinde hiç bir şeyin farkında olmayan çocukları gördüğümde, onlar için çaresiz kalmış anneleri gördüğümde, hani "ANALAR AĞLAMSIN" diyoruz ya, utanırım.
Çünkü bu görmezden gelmede her kes gibi benim de payım var.
16 yaşında evlenen, çocuk sahibi olan ve sonra çocuklarıyla birlikte hayatta kalmaya çalışan genç bile olamamış çocuklar...
Yaşam tarzlarını değiştirmek için onlara ne tür bir şans tanınmış acaba? Hadi yaşlıları geçtim, yetişkinleri geçtim, ama gençlere ve hele hele çocuklara gelince geçemedim, durdum.
Onlar varlar, yaşıyorlar, ancak her kes onları görmezden gelmeyi tercih ediyor.
Mış gibi yaptığımız konulardan biri daha işte.
Neredeyse onları sadece seçim zamanları birden bire görüveriyoruz.
Mesela Erenler Yenimahalle, hani şu "Sakarya Romanlar Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği" açılışına AK Parti Sakarya Milletvekili Sayın Recep Yıldırım, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Zeki Toçoğlu ve Erenler Belediye Başkanı Sayın Cavit Öztürk'nun 29 Mart seçimi arifesinde birlikte katıldıkları, ancak o gün orada hiçbir yanlışı görmeden, ikaz etmeden ve olumsuz bir şey söylemeden ayrıldıkları ve aradan geçen 6 ay sonra ruhsatsız diye kış öncesi evleri yıkılan Roman Mahallesi...
Ne çetin şartlara göğüs gerdiklerini anlamak ve hissetmek için o mahallelere girmek gerekiyor.
Buyurun biriniz bir gece veya bir gündüz o mahallede yaşayın ve buyurun isyan etmeyin, hadi itiraz bile etmeyin.
Fakat onlar sanki hep mutlu gibidirler.
Nedense onlar baş kaldırmazlar, itiraz etmezler.
Ses çıkarmadıkları için de kimse onları görmez.
Kural bu, ağlamayana meme yok.
Onların savunucusu kitle örgütleri, partiler yok.
Onların savunucusu gazete yazarları, entelektüeller, Avrupalılar, Amerikalılar yok. Sakarya'da kaç Roman yaşıyor?
Kaç çocuk, kaç genç var?
Eğitim şartlarını kimse sorgulamaz bile.
Sadece ne zaman arasam onların sesi olmak için aralarında bulduğum bir gazeteci Turgay Özbalkan var.
Düşünüyorum da, üzerlerine eğilinse, fırsatlar eşitlense, şans tanınsa, kim bilir ne yetenekli, ne zeki, ne başarılı çocuklar çıkar içlerinden.
Acaba kaçı hayatta başarılı olabiliyor?
Kaçına bu şans tanınıyor?
Kaçı hapse giriyor?
Nüfusları ile orantılı olarak devlet dairelerinde ve özelde iş sahibi olanların sayısı kaç?
Kaçına onurlu bir yaşam sürme şansı tanınıyor?
Kimin umurundalar?
Sorunlarını bilen var mı? Eğitime erişimde, iş fırsatlarında, kişisel kayıtlarında, sosyal yaşama katılımda, şehrimizin insanlarıyla kaynaşmada sunulan fırsatlar neler?
Yaşam standartlarını iyileştirmek için ne yapılıyor?
Onların şehir yaşantısına uyum sağlayabilmeleri için ne zaman, ne sıklıkta ve hangi konularda uyum eğitimi verilmiş?
Peki camileri var mı?
Sakarya'da da, birçok şehirde ve özellikle İstanbul Sulukule'de olduğu gibi Kentsel Yenileme Programları kapsamında Roman semtlerinin yıkılmasına devam ediliyor.
Tıpkı en son Erenler'de olduğu gibi.
Yıkmak başarı değil.
Başarı yıkmadan ve bozmadan önce kalıcı çözüm şartlarını hazırlayabilmekte. Ben Müjdeli Haber(!) diye buna derim.
Yazı Tarihi : 20 Ekim 2009 Salı
Bu yazı 159 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
Birdaha medyabarı kesinlikle açmıyorum.ve protesto ediyorum.Yapılan yorumlar niçin siliniyor.işinize gelmedi mi? Hani sizin özgürlük anlayışınız.Anladık sizin anlayışınız buymuş.24 Temmuz 2010 da Türk basınından sansürün kaldırılması ve basın bayramınıda göğsünüzü gere gere kutlarsınız.
yolcu @ 26.10.2009 13:18:55
teşekkürler güzel ve asil insan.çünkü siz bir ışıksınız ve o güzelliği yalamışsınız ,seçim öncesi adeta oralarda yalaklaşanlar şimdi o şahane insanları görmezden geliyorlar ama yakında m vekil seçimleri var ne yüzle gidecekler o insanların karşılarına çok merak ediyorum ama sanıyorum o kösele suratları hiç kızarmaz,ama bu kez çok canları yandı kışa girerken şu an bile siz biz sıcak yatağımızda yatarken onlar o ayazda tentelerin altındalar cavit başkan çok mutludur herhalde hele evlatları asker olan anaları ağlattığı için yüzü bile kızarmıyordur.onlara çingenede derler ama asil bir yürekleri vardır aç kalmamak için çalarlar biz çalarız diye açık açık ta söylerler.onları aileleri 5 e kadar okutur yada okutamaz,15 inde evlendirilirler 5 bine
tuggi @ 24.10.2009 01:07:05
verilen hak geri alınmaz. yayınladığınız yorumları daha sonra neden siliyorsunuz. tehdit mi, uyarı mı aldınız?
Ertan @ 23.10.2009 00:55:54