Bilek Güreşi ve Gafil Avlanma..

Olgun Sert

Olgun Sert
Olgun SERT
olgunsert@hotmail.com
Bilek güreşinin neyi ifade ettiği herkesin malumudur. Bilinen haliyle iki kişinin dirseklerini bir yere dayayarak birbirlerinin bileğini bükmeye çalışması anlamını ifade etmektedir. Ancak bizim değineceğimiz bilek güreşi metafor ya da mecazi anlamdaki bilek güreşleri olacak.

Ülke gündemimize baktığımızda bazı ilginç ve sürpriz gelişmelere tanık oluyoruz. Siyasi anlamda umulmadık hamleler, karşı hamleler, yapılan yanlışlar veya doğrular peş peşe gelmektedir. Kamuoyunu doğru ve objektif bilgilendirme yanında bazı hamlelerin siyasi anlamlarını detaylandırmanın kamusal bir görev olduğu anlayışı ile konu başlığımızdaki gibi mevcut bilek güreşlerini büyüteç altına almanın zamanıdır düşüncesiyle konumuza giriş yapalım.

Önce şu meşhur "Açılım" konusundaki son gelişmeleri özetleyelim. Bilindiği üzere iktidar ve diğer siyasi partiler arasında görüşme maksatlı randevu talep etme, randevu talebini reddetme veya şartlı kabul etme gibi tartışmalar gündemimizi oldukça meşgul etti. Aslında iktidar partisinin siyaseti dışında "Devlet Siyaseti" görünümündeki bu hamlelerin sonunun ne olacağı ortaya çıktı. Ortaya çıkan net bir durum var artık.O da bu ülkenin bölünemeyeceğinin tescili gerçekleşmiştir. Bazı aklıevvel vatan hainlerinin ağızlarından akan bölücülük salyaları aktığı ile kalmıştır. Bu açılım teranesinin altında yatan asıl hedef Pkk terör örgütünü kullananlara bu örgütü kullanmanın bedelini çok ağır şekilde ödetmek olmuştur. Anlaşılan ABD ve diğer senaristler yazdıkları senaryoda finali yapamamışlardır. Oynayan olanların nasıl oynanan konumuna geldiklerini kısa süre içerisinde görme şansını yakalayacağız herhalde. Biraz daha zamana ihtiyacımız var gibi. Devlet siyasetini çok iyi yöneten başta Sayın Cumhurbaşkanı ile Dışişleri Bakanı'nı tekrar kutlayalım.

Bölgemizde ve özellikle Ortadoğu'da Türkiye dahil büyük güçler arasında çok önemli stratejik mücadeleler verilmeye başlanmıştır. Verilen bu mücadeleye bir nevi stratejik soğuk savaş'ta diyebiliriz. Türkiye bölgesindeki ağırlığını hissettirmek için güçlü ülkelere mahsus olan hamlelerini çekinmeden yapmaya başlamıştır. Artık ürkek, çekinik, kararsız, istikrarsız, takip eden ve tabi olma yapısını temelden değiştirmiştir. Bu değişiklik ile başta ABD ve AB'ye güzel mesajlar vermektedir. Öncelikle ABD'ye net bir mesaj vermiştir.Ortadoğu'da Türkiye'ye rağmen eskisi gibi kolay hareket edemeyeceğini,Türkiye'nin onayı olmadan strateji belirleyemeyeceğini hissettirmiş ve bunu kabul edilir kılmıştır.

Türkiye son dönemlerdeki hamleleri ile adı Avrupa Birliği olan ancak gerçekte Avrupa Birleşik Devletleri olma yolunda beyhude çabalar sarf eden oluşuma da etkili mesajlar vermiştir. Öncelikle Rusya-Suriye-İran ve devamında Irak ile geliştirdiği son ilişkiler Avrupa Birliğini tedirgin etmiş, korkutmuştur. AB; Sayın Cumhurbaşkanımızın sık sık dile getirdiği " Türkiye zamanı geldiğinde belki de AB istese bile üyeliği kabul etmeyebilir" şeklindeki beyanatlarının boş olmadığını anlamıştır. Bu sebepledir ki son AB ilerleme raporunda Türkiye'yi kızdıracak, öfkelendirecek ya da tepki göstermesine sebep olacak cümleler ilerleme raporuna konulamamıştır. Üstelik Türkiye'nin AB yolunda önünde engel olan ve 2009 yılsonuna kadar Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne limanlarını açma baskılarını şartlı hale getirmeyi başarmıştır. Türkiye limanlarını Güney Kıbrıs'a açabilmesi için AB'liğinin KKTC'ye verdiği sözleri tutmasını, izolasyonun kaldırılmasını, gümrük birliği çerçevesinde limanlarının açılmasını ön koşul olarak sunmuş ve bunu kerhen kabul ettirmiştir.
Türkiye son dönemlerde yaptığı aktif hamleler ile bir nevi yeni bir oluşuma yön verme yoluna girmiştir. Bu oluşumu 8 Temmuz 1937'de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında Tahran'da Sadabat sarayında imzalanan ve adına Sadabat Paktı denilen antlaşmanın benzerini ve daha kapsamlısını oluşturmaya başlamıştır. Sadabat Paktı'nın maddelerine göre; Pakta üye devletler bir diğer üye devletin içişlerine karışmayacak, sınırların dokunulmazlığı ve güvenliğine sadık kalınacak; ortak çıkarları ilgilendiren uluslararası konularda fikir alışverişinde bulunulacak, taraflar birbirlerine karış saldırı hareketinde bulunmayacak; saldırı hedefini güden bir kombinezona girmeyecek; uyuşmazlıklar Milletler Cemiyeti'ne götürülecekti. Türkiye yapmış olduğu son hamleler ile bölgesine yön veren lider ülke olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Çünkü eli artık çok güçlenmiştir ve ne yaptığını bilmektedir.
Tüm bu gelişmeler ışığında ufukta görünmeye başlayan ama asıl sorumluların maalesef gözünden kaçırdığı bir gelişmeye değinmeden geçmeyelim. Türkiye'nin son dönemlerde yaptığı atak stratejiler sonucunda bölgesinde ve uluslar arası arenada sağladığı başarı ivmesinin meyvelerini toplama dönemi 2010 yılının ikinci çeyreğini bulacaktır. 2010 yılının ikinci çeyreğine kadar adına açılım denilen proje kapsamında Pkk terör örgütünün tasfiye edilmesi yanında bölge üzerinde yapılacak asıl çalışmanın temelini toprak reformu ya da toprak ağalığına son verme projesi oluşturacaktır. Bu nedenle iktidar partisi açılım adı altında 2010 yılının ikinci çeyreğine kadar başta ekonomide bazı rahatlamalar çerçevesinde meclisteki milletvekillerini yenileme ihtiyacı duyacaktır. Zira mecliste bulunan ve önemli oy potansiyeli olan toprak ağası bazı milletvekilleri ile sorun yaşama riskine girmek istemeyecektir. Bu nedenledir ki mecliste grubu bulunan ve hala uyanamayıp geçmişteki mişli, mışlılarla partisinin şahlanışı engelleyen bazı parti yetkililerinin etkisinde kalan parti genel başkanları baskın tarzındaki erken genel seçimlerde amiyane tabirle gafil avlanacaklardır. Belki de köklü siyasi bir parti; liderinin etrafına karargâh kuran geleceği görmeden uzak vasatın altındaki birkaç etkili yönetici yüzünden istediği oyu alamayacaktır.
Sözü fazla uzatmadan sadede gelelim.2010 yılı ikinci çeyreğine kadar Türkiye'de pkk terör örgütünün yok olma safhasına geldiğini, ekonomide sıçrama dönemine başlanacağını, dış siyasette önemli ilerlemeler kat edileceğini, Muhalefet Partilerinin oyalandırılmaya ve gafil avlanma pozisyonunda kalmaya devam edeceklerini, artık Kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti'nin hayal olduğunu, Kürtlerin bir kez daha kullanılmış bir peçete gibi çöpe atıldıklarını anlayacakları dönem olacağını, Misak-ı Milli sınırlarımızdaki haklarımızı daha gür sesle dile getirip kısmi kazanımlar sağlayacağımızı, Türkiye'nin ABD-AB ekseninden, Rusya-İran-Irak-Suriye-Pakistan-Afganistan ile devamında Türk Cumhuriyetleri ile ekonomik, askeri ve siyasi ortaklıklar kuracağını söyleyebiliriz..
Bunu söylerken de, bazı aklıevvellerin "hayalperest" yakıştırmalarını göze alarak söylüyoruz. Bekleyelim ve görelim. Uyuyanlar uyumaya, vakit geçirmede malzeme olanlar malzeme olmaya, köklü siyasi partilerin yönetimine çöreklenip partinin gelişmesine engel olanlar; engel olmaya, muhaliflik yapmış olmak için muhalefetlik yapıp geleceği göremeyenler gaflete devam etsinler. Uyuyun beyler uyuyun.Mışıl mışıl uyuyun.Tatlı rüyalar..



Yazı Tarihi : 18 Ekim 2009 Pazar
Bu yazı 210 kere okudu
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. Medyabar Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve Medyabar Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu köşe yazısına yapılan yorumlar

"O da bu ülkenin bölünemeyeceğinin tescili gerçekleşmiştir."

bunu kim tescil etti
bir akli evvel mi?
silahi biraktilarda
daha iyisini yaptilar
siyasi arenada boy gösterecekler...
onlar davalarindan dönmezler,
baris falan hikaye
kapali kapilar ardinda ne vadettilerse, onun icin geldiler.


iklim su ezberledigin laflari birak artik biraz ileriye bak
nasil bu kadar kör olabiliyorsun?
az daha usturuplu
yaz, güzelim benim...
kis günesi @ 23.10.2009 11:46:51
"Ortaya çıkan net bir durum var artık.O da bu ülkenin bölünemeyeceğinin tescili gerçekleşmiştir. Bazı aklıevvel vatan hainlerinin ağızlarından akan bölücülük salyaları aktığı ile kalmıştır."
Ağzın bal yesin emi.
Bu memlekette barış olacak diye,ödleri kopanlar var.
Şehit cenazelerinde arz-ı endam edemiyecek olmalarından dolayı,oylarındaki düşüş,kimi beylerimizi kara kara düşündürmeye başladılar bile.
Zamanla alışacaklarınıda zannetmiyorum.
Aşk İklimi @ 23.10.2009 10:52:05
kısmen dogru bır analız
çok uzatmıssınız
hemen sadede geleyım
Türkiye jeopolitik ve stratejık açıdan
önemli bölgedır
orta dogunun su ankı sınırları iran gıbı bır güc karşısında degişmezse kurulmak ıstenen
yahudi hrıstıyan işbirligi
arz-ı mevud hayal olacaktır
hamle yapma sırası türkıye ve müslümanlara gececektır.
en ıyı stratejıyı gelıstıren kazanacak gıbı
yalnız
Dünyanın en tehlikeli satranç ustaları siyonist örgütlerdir
kış güneşi @ 18.10.2009 19:34:19
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk