Düşüş de yok yükseliş de'

Tekno- Trans Mühendislik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Fikri Keleş,anlatıyor.

"Eylül–Ekim aylarında krizin taban yapacağını tahmin ediyorum. 2010 sonuna kadar düşüş olmayacak ama yükselme de olmayacak" dedi.
Teknotrans Yönetim Kurulu Başkanı Fikri Keleş, 20 çalışanı ve 22 üretici firmasıyla yıllık 10 milyon dolar ihracat kapasitesi olan, öz sermayesi güçlü ve kredi kullanmayan bir şirketi yönetiyor. Almanya ve Avusturya'ya traktör ve iş makineleri üretimi yapan müşterilerine gereken motor parçalarının ihracatını yaptıklarını belirten Keleş, otomotiv sanayi konusunda örnek bir firma olduklarını söyledi. Keleş, "üreticilerimize yılda 1-2 kez seminer veriyoruz. Aynı sanayi dilini konuşmak için üreticilerimizi elemanlarımızla beraber eğitime tabi tutuyoruz. Gelişen teknolojiye uygun olarak hareket ediyoruz. Üreticilerimizin yaptığı üretimleri kontrol altında tutabiliyoruz. Yaptıkları işin ölçüsünü kayıt altına alıyor ve dokümantasyonlar vasıtasıyla takip ediyoruz. Denetimle yapılan üretiminden elde edilen parçalar ihraç ediliyor. Ezbere üretim yapmıyoruz" dedi.

Öncelik tanınmadan destek olunmalı

ÖTV indiriminin pansuman bir çözüm olduğunu ifade eden Keleş, "belirli bir süre ile sınırlandırıldığı için fırsatçılık zihniyetine gün doğan bu uygulama diğer sektörlere de haksızlıktır. Getirdiği sonuçların olumlu olduğunu sanmıyorum. Bu indirimle sadece büyük firmaların stoklarını eritmesi için fırsat yaratıldı. Devlet destek olacaksa sektör kayırmadan ve süre sınırlaması yapılmadan vergi indirimi yapmalı. Kriz zamanlarında hiçbir sektöre öncelik tanınmamalı. Öncelikle istihdamı korumak ana hedef olmalı. İstihdam nasıl korunur? Destek olunarak. Kriz döneminde şartlara göre indirim kolaylığı getirilmeli. Ülke açısından avantaj sağlayan lokomotif sektörler olan inşaat sektörü, zirai aletler üretimi gibi sektörlere öncelik tanınabilir" diye konuştu.

Eski haline gelmesi zaman alır

Krizin dünyanın her yerinde etkili olduğunu belirten Keleş, "Avrupa böyle bir kriz hiç yaşamamıştı. En güçlü ülkelerden biri olan Almanya başta olmak üzere belli başlı ülkeler 2008-2009 yılında resesyona girdi ve kurtarma paketleri ortaya çıktı. İhracatımızın yüzde 60'ına yakınını AB ülkelerine yaptığımıza göre biz de bu ülkelerdeki durgunluktan büyük ölçüde etkileneceğiz. Yeterince mal satamadığımız için ihracatımız düşecek. Bu yüzden ekonomide ciddi bir daralmaya gidilmesi söz konusu" dedi. Hükümetin ekonomik tedbir konusundaki açıklamalarını yeterli bulmadığını vurgulayan Keleş, "Hükümetin büyüme hedefleriyle ilgili söylediği rakamlar mutlaka değişecektir. Eylül–Ekim aylarında krizin taban yapacağını, düşüşün duracağını tahmin ediyorum. Ekonomi güven üzerine kurulduğu için bu durgunluk bile ilerisi için bir moral kaynağı olacak. 2010 sonuna kadar düşüş olmayacak ama yükselme de olmayacak. 2011'den sonra olacak. 2007 yılındaki büyüme oranına ise ancak 8-10 yıl sonra varabiliriz. Krizin yarattığı tahribat ve bunun verdiği ürkeklik çok büyük. Ekonominin eski yerine gelmesi oldukça zaman alacak" dedi.

Stajyer elemanın önemi bilinmiyor

Türkiye'de olduğu gibi Adapazarı'nda da sanayi kuruluşlarının kalifiye eleman bulma konusunda sıkıntı yaşadığını ifade eden Keleş, "Marifet malı üretmek değil üretilen malın kalite yönünden rekabet edebilir düzeyde olması. Bu yüzden meslek liseleri, meslek okulları ve bu tür mesleğe yönelik kurslar büyük önem taşıyor" dedi. Keleş, Avrupa'da meslek okullarında okuyan kişilerin zamanlarının yarısını okulda yarısını da sanayi kuruluşlarında çalışarak geçirdiği söyledi. Keleş, "Türkiye'de staj adı altında yapılan uygulamada ise stajyer üretim süreci içine dahil edilmeden eline bir belge verilerek gönderiliyor. Oysa hem üretime katılması hem de işi öğrenmesi sağlanmalı ki geleceğin kalifiye elemanı yetişsin. Avrupa'da sanayi kuruluşlarının stajyer eleman alıp yetiştirdikleri ve az da olsa üretim yaptırdıkları özel bölümleri var. Okulu bitirdiğinde aynı fabrikada ya da başka benzer bir fabrikada kalifiye eleman olarak işe giriyor. O yüzden Avrupa'daki 22 yaşındaki bir işçinin bildiğiyle bizim işçinin bildiği arasında yetiştirme açısından farklılıklar çok. Okulun ve şirketlerin desteğiyle biz de bu uygulamayı gerçekleştirebiliriz. Biz de bu uygulamayı elimizden geldiğince uygulamaya çalışıyoruz. Şirketimizde her yıl mutlaka 2-3 tane stajyer oluyor" dedi.

Gerçek işsiz sayımız 40 bin

Türkiye'nin terörden sonraki en önemli sorunu kuşkusuz işsizlik diyen Keleş, "işsizlik rakamlarının hesaplaması yapıldığında çalışabilir çağdaki ve güçteki nüfus toplam nüfusun yüzde 50'si olarak kabul edilir. Sakarya'nın nüfusunu 900 bin kabul ettiğimizde çalışma çağındaki nüfus 450 bin olur. Bunun yüzde 13,5'u da çalışan işgücünün dışında kalanlardır. Bu da 55-60 bin olarak ortaya çıkar. Şehir ve ilçe merkezlerinin nüfusunu hesaplarsak yuvarlak olarak 600 binlik çalışma çağında bir nüfusun ortaya çıktığını düşünelim. Bunun yarısı da 300 bin yapar ki bunun yüzde 13.5'u da 40 bin yapar. Bu durumda bizim gerçek işsiz sayımız 40 bindir. Oysa resmi rakamlara göre işsiz sayımız 18-19 bin olarak görülüyor" diye konuştu. Keleş, "Batıda işsizlik fonundaki paranın atıl olmaması ve piyasada dönmesi için yüzde 3-4 oranında işsizliğin olması tercih edilir. Böylece fonda biriken para sürekli döner. Örneğin ben çalışıyorsam benim çalışmamla iki işsize işsizlik sigortası ödemesi yapılır. Bizde bu oran yüzde 10 ve üstüdür. Bu da sosyal ve ekonomik açıdan felaket çanlarının çalmaya başladığını gösteriyor" dedi.

‘Başkan yardımcılığı
benim için uygundu'


SATSO'da başkan yardımcılığı görevinin şu anki yönetim tarafından da eski yönetim tarafından da kendisine teklif edildiğini belirten Fikri Keleş, "Almanya ve Avusturya ile güçlü bağlarım olduğu için iki ülkeden de iş adamlarının Adapazarlı işadamlarıyla buluşmasını sağlayabileceğimi belirtmiştim. Her iki ülkeden de ticaret ve sanayi odası yönetimleriyle bağlantı kurmamın yolu SATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığından geçiyordu. Tam yetkiyle donatılmış bir başkan yardımcılığı benim için uygun bir görevdi. Ancak, beklediğim gerçekleşmedi. Bu yüzden şu anki yönetimin seçim öncesinde kamuoyuna duyurdukları ve büyük hedefleri olan açıklamalarını sadece seçim kazanmak için yapıldığı konusunda kuşkularım var" dedi.
Meslek komitesi seçimlerini bilgi, tecrübe ve zamana sahip olması nedeniyle kazandığını ifade eden Keleş, "Kişisel olarak bağlantıya geçtiğim firmalarla oda başkan yardımcısı olarak bağlantı kurmak çok daha etkili olacaktı. Bundan Sakarya kazançlı çıkardı. Bağlantılarımdan biri olan Steyr şehrindeki sanayi yoğunluğunun dikkatini Sakarya'ya çekebilirdim" diye konuştu.
Almanya'ya ve Avusturya'yla paylaştıkları ticari deneyimleri diğer sektörlere de aktarmak istediğini belirten Keleş, "Bu konuda belirli yerlerde bulunan arkadaşları takip edeceğiz ve bu konuda denetçilik görevimizi yapacağız. Güçlü muhalefet olmadan iktidar çalışmaz. Onların çalışması ve hedeflerine ulaşmaları konusunda biz zorlayıcı olmalıyız" dedi.

(Röportaj Burcu Yılmaz Sakarya Halk Gazetesi)



Haber Tarihi : 03 Mayıs 2009 Pazar
Bu haber 118 kere okudu
UYARI: Kullanıcıların sitede beyan edeceği her türlü fikir ve düşünce tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişinin görüşleridir ve yorum yapan kişi yasal sorumludur. Medyabar Multi medya haber hizmetleri yapılan yorumlardan yasal sorumlu değildir. Suç teşkil edecek, hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu habere yapılan yorumlar

Arkadaşlar, kardeşler,
Limited şirketlerde yönetim kurulu başkanı diye bir müessese, bir ünvan yoktur. Yönetim kurulu başkanı ancak ve ancak anonim şirketlerde olur. Limited şirketlerde ise müdür ünvanı olur.
Bir tarihte, ölen gazeteciler cemiyeti başkanını da yerel bir televizyonda açıkoturumda izlemiştim. Onun da ekonomi konularında zayıf olduğunu görmüştüm. Ne olur arkadaşlarımızı biraz eğitelim. Zira kendileri gazeteci olduğundan malum herşeyi bilmek zorundalar! Saygılar...
Burhan DUMAN @ 08.05.2009 14:33:46
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk