Hollanda olabiliriz!

Bu haberi yazdırmak için tıklayın..
Bu haberi arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu haber hakkında yorum yazmak için tıklayın..
Muzaffer Güneş, babası Üzeyir Güneş m attığı süt sektöründe bugün 40'ın üzerinde ürün çeşidiyle Güneşoğlu' nu marka yapmayı başarmış bir girişimci. ..

Muzaffer Güneş, babası Üzeyir Güneş ile birlikte yoğurt üreticiliğiyle adıkurucusu olan ve başkanlığını da yapan Güneş, "Üreticiler, süt birlikleri, sanayiciler ve tarım müdürlükleri birlikte çalışırsa Sakarya süt üretiminde tekrar Hollanda gibi olabilir" dedi.

2007 Çevre Ödülünü kazanan 3. OSB'de bulunan firmada birkaç saat geçirdik. Güneşoğlu Yön. Kur. Başkanı Muzaffer Güneş ile şirketin kuruluş hikâyesini, zor günleri nasıl geçirdiklerini ve süt ürünleri üretiminin Sakarya'daki yerini konuştuk.

__ Muzaffer Bey, Güneşoğlu'nun kuruluş hikâyesini anlatabilir misiniz?

__İlk işletmemiz, Güneş Süt Mamulleri Koll. Şti olarak 1964 yılında babam (Üzeyir Güneş) tarafından Adapazarı'nda bir aile işletmesi olarak kuruldu. O yıllarda İstanbul'a sütte satıyorduk. Bozulmaması için sütü soğutmak zorundayız fakat teknoloji gelişmemiş, ulaşım şartları çok zor. Sütü topladıktan sonra Sapanca Gölü'nün kenarında kazanlarda saatlerce uğraşarak sütü soğutuyorduk. O günlerle karşılaştırdığımızda bugün şartlar çok daha kolay. Yoğurt üretiminden sonra 1972 yılında ayran ve kaşar peynirini de üretmeye başladık. Fakat ileriki yıllarda ayran ve yoğurt üretimini durdurup 1998 yılına kadar sadece kaşar peyniri üreterek varlığımızı devam ettirdik. Babamın vefatından sonra benim yönetim kurulu başkanlığına gelmemle şirkette değişim ve yeniden yapılanma süreci başlamış oldu.

__ Yeniden yapılanma süreci nasıl gelişti?

__ ‘Kalite, doğallık ve lezzeti bir arada bulabileceğiniz ürünler anlayışıyla yola çıktık. 2006 yılında 3. OSB'ye geçtik. Güneşoğlu bugün 8 bin 500 metrekare kapalı alan olmak üzere toplam 35 bin metrekare alanda 40'ın üzerindeki ürün çeşidini modern tesislerde üretmektedir. Şirketimizde pazarlama dâhil toplam 140 kişi istihdam ediyoruz.

__ Ürün yelpazeniz hangi çeşit ürünlerden oluşuyor?

__ Beyaz peynir, kaşar peyniri, yöresel peynirler (dil, örgü, tel, köy peyniri gibi.), krem peyniri, lor peyniri, tereyağı, yoğurt, süzme yoğurt ve ayran.

__ Şirketteki bu yeniden yapılanma süreci içinde neler yaptınız?

__ Babam zamanında günde 5-7 ton süt çalışıyorduk. 90'lı yıllara kadar bu böyle sürüp gitti. Ancak risk almadan büyüyemezdik. Akılla alınan riskler büyüme için gereklidir diye düşünüyorum. Öncelikle tesislerimizi büyütmeden önce teknolojik açıdan hem sistem hem de ekipman olarak yatırımlar yaptık. Daha sonra eğitimlerle kendi yöneticilerimizi kendimiz yetiştirdik. Alt yapıyla alakalı çalışmalarımız bitmek üzereyken 3. organizedeki fabrika inşaatımıza başladık ve 2 yıl gibi kısa bir zamanda bitirmeyi başardık. Her yıl ortalama yüzde 20 büyüme hedefi koymuştuk, sapmadan devam ediyoruz.

__ Sadece Güneşoğlu ürünlerinin satıldığı marketleri de ilk siz kurmuştunuz sanırım, öyle değil mi?

__ Evet. İlk olarak Ferizli Karasu yolu üzerinde kurduk. Ayrıca şehir merkezinde 3 farklı Milkimum mağazasıyla tüketicilere ulaşıyoruz. Ürünlerimizi, başta İstanbul olmak üzere Sakarya, Kocaeli, Gebze, Düzce, Bolu, Zonguldak, Karabük, Yalova, Bursa, Ankara, Antalya, Gaziantep ve İzmir gibi büyük şehirlerimizde bayiler aracılığıyla tüketicilerimizin beğenisine sunuyoruz. Franchising (mağazalar zinciri) yöntemiyle 50 mağaza daha açarak 2013 yılına kadar ürünlerimizi büyük şehirlerde daha iyi tanıtmayı amaçlıyoruz.

__ Süt ve süt ürünlerinin hayatımızdaki yeri kuşkusuz çok önemli. Ama yeterince yer kaplamıyor. Sizin süt ve süt ürünü tüketimini arttırma konusunda hedefleriniz var mı?

__ Halkımızın bu ürünleri tüketim oranı, gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında, arzu edilen değerlerin ne yazık ki çok altındadır. Bu tüketim oranını AB ortalamasına yaklaştırma misyonuyla hareket eden Güneşoğlu, bu doğrultuda Türk halkına besin değeri yüksek, tamamen doğal, kesinlikle katkısız, sağlıklı süt ve süt ürünleri sunarak gerçekleştirmeyi hedefliyor.

__ Peki, süt üreticiliği açısından Sakarya ne durumda?

__ Sakarya hayvancılık açısından her yönden uygun bir bölge. Ancak üreticiler, kar marjı düşük diye, çok para kazanılmaz düşüncesiyle evlerinde 2-3 hayvan bakarak hayvancılığı 2. plana, hatta 3. plana düşürüyorlar, sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamak amaçlı üretim yapılıyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir hayvancılık anlayışı yok. Öncelikle yapılması gereken hayvancılığı sektörel hale getirmek.
Bu işi yapabilecek örnek aile işletmeleri kurulmalı. Ve her çiftlikte en az 10 sağmal hayvan beslenmeli. Bugün çok cazip görülmeyebilir bunların hepsi. Küresel krizden dolayı fiyatların gerilemesiyle birlikte üreticimiz zarar ediyor. Fakat kimse 5- 10 litre süt toplanarak ne kadar nakliye gideri olduğunu hesaplamıyor. Şu anda bizde süt maliyetinin %20'sini nakliye alıyor. Verimi yüksek iyi hayvanlar seçilip, çiftlik bazında yatırım yapılırsa yarın birçok sektörden daha karlı bir iş olur.

__ Süt üretimi oldukça zorlu bir sektör, mevsime bağlı olarak değişiyor bu yüzden ciddi sıkıntılar oluyor sanırım?

__Evet. Birincisi süt üretiminde anormal bir artış oluyor. Kışın 2 litre olan süt baharda 5 litre oluyor. Buna göre üretim programını yapmak neredeyse imkânsız. Bu doğumlardan kaynaklanıyor, bunları dengelemek, düzeltmek durumundayız. İkincisi sütü soğutma konusunda çok yetersiziz. Adapazarı'nın yüzde 70'inde süt soğutulmadan naklediliyor. Türkiye'de bu işi sektör kabul etmiş hiçbir yerde yok böyle bir şey. Antalya'da jandarma yol kesip, sütün sıcaklığını kontrol ediyor. Uygun değilse fabrikaya sütü aldırtmıyor.

__ Peki, süt birliklerinin durumu? Onların sektörün gelişmesine katkısı yok mu?

__ Süt birlikleri 96'da kurulmaya başladı. Ondan sonra süt üretiminde düzelmeler başladı tabii. Valiliğin, Tarım İl Müdürlüğü'nün, süt üretici birliklerinin çok katkıları oldu. Üretimde artış oldu mu? Maalesef. İmalatçı olarak en büyük sıkıntımız süt üretiminin üretici tarafından doğru yapılamaması, sütlerin işletmelere doğru iletilemeyişi. Her kademede eksiklikler var. Bu sıkıntıların giderilmesi için birlikte hareket edilmesi şart.

__ Süt sanayicisinin durumu nasıl?

__ Sağlıklı hammadde olmalı ki sağlıklı bir ürün elde edilsin. Ayrıca mikrobiyolojik olarak en alt seviyelerde üretim yapılması şart. Süt sanayicileri 2000 yılından sonra sanayilerini geliştirerek ülkenin her tarafına ürün göndermeye başladı. Sakarya, Hollanda gibi süt üretiminde lider bir konuma gelmek açısından ülkemizin adını duyurmaya aday bir bölge. Çok iyi ve kaliteli süt üretimi yapan firmalar yeni teknolojiye uygun koşullarda üretim yapıyorlar. Sektördeki sıkıntılar da aşılırsa Hollanda gibi kaliteli süt üretiminde tanınmamamız için hiçbir sebep yok.

__ Birlikte hareket etmek şart dediniz. Bundan kastettiğiniz nedir? Öncelikle neler yapılmalı?

__ Üreticiler, süt birlikleri, sanayiciler, İl Tarım Müdürlüğü ve İl Özel İdare birlikte hareket etmeli. Birlikten güç doğar. Toplanan sütler soğutucularda korunarak nakli sağlanmalı. Bu noktada üreticilere ve soğutucuların yapımı için de hükümete ve İl Özel İdaresi'ne büyük görev düşüyor. İl Özel İdareleri bazı illerde soğuk hava depoları yapımında yardımcı oluyor. Denizli'de 1 trilyonun üzerinde para harcanarak soğutma tankları alındı. Bizde de Valilik, İl Özel İdaresi ve milletvekillerinin desteğiyle soğutma tanklarının kurulması için kaynak bulunabilir. Kırsal kalkınma destekleri ve İl Özel İdaresi'nin desteği çok önemli.

__ Bütün bunlar gerçekleşirse süt mamülleri üretiminde Sakarya Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olmaya aday olabilir mi?

__ Kesinlikle olabilir. Bunun için her kademeye büyük görev düşüyor. Üretici mesleğini sevmeli, büyük düşünmeli. Süt birlikleri üreticiye yardımcı olmalı ve sütlerin toplanmasını koordineli bir şekilde yapmalı. Süt sanayicileri de teknolojik açıdan, tanıtım ve pazarlama açısından kendilerini geliştirmeli, sağlıklı ve kaliteli süt üretmeli. Süt alımından üretime ve pazarlamaya kadar her kademede gelişim sağlanırsa bugünden çok daha farklı bir yerde oluruz süt sektöründe.

__ Kayıt dışı süt de çok ciddi bir sorun. Bunun için neler yapılabilir?

__ Kayıt dışındaki sütün kayıt altına alınması sağlanması konusunda hükümetin KDV oranını düşürmesi çok önemli. Sütümüzün yüzde 60'ı kayıt dışı. Ekmek nasıl temel gıda maddesi sayılıyor ve KDV oranı yüzde 1 oluyorsa süt de aynı şekilde olmalı. Böylelikle ülkemizde süt tüketimi çok daha iyi seviyelere gelecektir. KDV indirimiyle kurumsallaşmış ve doğru iş yapan firmaların haksızlığa uğramasının da önüne geçilmiş olacaktır.

__ Bunun haricinde belki denetim de yapılabilir kayıt dışını önlemek için?

__ Gıda kontrol mekanizmalarının iyi çalıştırılması gerekiyor. Bazı yerlerde haksız rekabete de yol açan merdiven altı üretimler yapılıyor. Buralarda çok sağlıklı ortamlarda üretim yapılmıyor veya maliyet düşürme adına katkı maddeleri kullanılıyor. Tabi ki vatandaşın da bu noktada bilinçli olması şart. 11 kg sütten 1 kg. kaşar elde ediliyorsa bunun değeri yaklaşık 7,50-8 TL olacaktır. Bu maliyetin altında bir fiyatla satılan ürünlerde mutlaka şüpheli bir durum vardır. Ucuza rağbet edilmemesi ve bilinen yerlerden alışveriş yapılması gerekiyor.

__ Kriz dönemini işletme olarak nasıl atlattınız?

__ Krizin gelmekte olduğunu Avrupa ile bağlarımız sayesinde daha önce öğrenmiştik. Tedbirlerimizi aldık. Kasım ayında üretimi kısma yoluna gittik. Risk alınacak zaman ile tasarruf yapılacak zamanı iyi bilmek gerekir. Sektörle ilgili son çıkan yasal değişiklikleri bildiğimiz gibi sektörün yakın geleceğiyle ilgili de bilgi sahibi olmaya çalışıyoruz.

__ Marketler Yasası'nın çıkarılmasının süt ve süt ürünleri satan firmalar için de yararı olacaktır değil mi?

__ Evet. Yerel yönetimler şehir planlarını yaparken nüfus yoğunluğuna göre market açılmasına izin vermeli. Serbest piyasa ekonomisinde yaşasak da ihtiyaçtan fazla market açılmasına izin verilmemeli. Gelişigüzel açılan marketlerin kapanması ve bizim ürünlerimizi satamaması sonucu hem sanayici hem de üretici para kazanamadığı için zor durumda kalacaktır. Her kademedeki çalışanın ayakta kalabilmesi için iyi planlama yapılmalı.

__ Siz aynı zamanda eğitime de önem veren bir işadamısınız. Bir okul yaptırmıştınız değil mi?

__Evet. 2006 Eylül'ünde köyümüz olan Ferizli Değirmencik'te annem Rüveyde Güneş adına bir ilköğretim okulu yaptırdım. Sanayici olarak eğitime önem vermem gerektiğine inanıyorum. Ne kadar çok kalifiye eleman yetiştirirsek, Türkiye'nin geleceği o kadar açık olur. Önümüzdeki dönemleri düşünenler eğitime katkı sağlamayı düşünür ve böylece kendi çocuklarını da düşünmüş olurlar. Eğitime katkı sağlamaları çocuklarıma da vasiyetimdir.

__ Muzaffer Bey söyleşi için çok teşekkür ederim.

__ Ben teşekkür ederim.


HABER. BURCU YILMAZ SAKARYA HALK GAZETESİ

Haber Tarihi : 18 Nisan 2009 Cumartesi
Bu haber 427 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
Resmi büyütmek için tıklayın
Online Ziyaretçiler