Şeker'i rahat bırakın

Şeker -İş Sendikası Şube Başkanı Oğuz Kalay Şeker Fabrikası için mutlu günlerin yakın olduğunu belirterek "O günleri hep birlikte göreceğiz" dedi.

H.A: Sizinle ilgili çeşitli söylentiler var. Adapazarı Şeker Fabrikasında işçi olarak çalıştığınız ve bazı nedenlerden dolayı fabrika yönetimine ses çıkarmadığınız söyleniyor?

O.K: Türk-İş Sendikası Başkanı bile işçidir ve bir yerde çalışıyor gözükür. Ben orada 1985'ten beri çalışıyorum. O fabrikada meydan denilen yer kurulduğundan beri var, sonuçta bizim işlevimizi yerine getirebilmemiz için fabrikada çalışıyor olmamız lazım ki sözleşme imzalanabilsin. Ben işçi olmakla ve işçileri temsil etmekle gurur duyuyorum, bu benim işim.

H.A: Fabrika çalışanlarının SSK primlerinin ödenmediği konuşuluyor. Bunlar doğru mu? İşçiler maaşlarını alabiliyorlar mı?

O.K: Şimdi ben zaman zaman söylüyorum, kimin alacağı varsa, kim bu fabrika benim maaşımı ödemiyor diyorsa gelsin yön gösterelim ve katkı koyalım ama sizi temin ediyorum ki çalışanların hiçbirinin maaş sıkıntısı yok. Maaşın ödenmiyor denmesi için yasal sürenin geçmesi lazım, kaldı ki işçinin de hakkı var, hatta sözleşmeyi bile feshedebilir, bir yerde 3-5 gün gecikmeden bahsedebiliriz ama bu her kurumda var, maaş ödenmemesi için 3-4 ay geçmesi lazım. İşçi maaşının ödenmediğini iddia etmek suçtur. Adapazarı esnafına hakarettir, Adapazarı esnafının ekmek teknesini baltalamaktır.

H.A: Adapazarı Şeker Fabrikasının borçlarının 120 milyon TL'yi bulduğu ve bu borcun giderek arttığına dair bir iddia var, buna ne diyeceksiniz?

O.K: Fabrikanın ödenemeyecek borcu yok, bakınız bu fabrika 45 milyon 750 bin dolar borçla satın alınmış ve bu paralar da 65 bin kişi adına şakır şakır ödeniyor.

H.A: Peki satılan gayrimenkul var mı?

O.K: Hayır bu da sadece bir iddia. İspatlasınlar, geçen aylarda da böyle bir şey söylediler.

H.A: Yapılan haberler sizi rahatsız etmiş anlaşılan.

O.K: Tabiî ki rahatsız etti, bakın yeniden söylüyorum 45 milyon 750 bin TL'ye alınmış bir fabrikanın borcu zamanında ödeniyor bunun takdir edilmesi gerek.

H.A: Geçen yılki kampanyanın ardından ödemelerde bir sıkıntı var mı? Çiftçiye ne kadar para dağıtıldı?

O.K: Nisan ayı itibari ile sadece çiftçiye, ki bu ay son dilimi ödeniyor, tam 45 milyon TL ödendi, yani Sakarya'ya katma değeri 130 trilyon oldu bu fabrikanın, çiftçi ölse kefenini bile esnaftan alıyor. Bu fabrikayı eleştireceğiz ama haklı ve yapıcı eleştiri lazım, eleştiri çiftçiye ve fabrikaya zarar vermemeli.

H.A: Borcun 120 milyon TL civarında olduğu söyleniyor, siz bu borç artışını neye bağlıyorsunuz?

O.K: Fabrikaya yatırım yapıldı. Devlete, yani Özelleştirme İdaresi Başkanlığına 9 milyon 150 bin dolar borç kaldı. Asya Bank da üzerine düşeni yapıyor, hatırlayın kimsenin teminat mektubu vermediği yerde Asya Bank bu fabrikaya sahip çıktı. Ama bunun dışında iddiası olan varsa buyursun adalete başvursun, ortada bir yolsuzluk, bir suç varsa şikayet edin. Güvenmiyor musunuz yargıya?

H.A: Peki sizce 65 bin çiftçiyi direkt olarak, 260 bin nüfusu ise dolaylı olarak ilgilendiren bir konuda Adapazarı Şeker Fabrikasının üzerine neden bu kadar gidiliyor?

O.K: Adapazarı Şeker Fabrikası Türkiye'deki fabrikaların içerisinde en iyi konumda olan fabrikadır, ancak bu fabrika sadece grip hastası. Ben eskiden beri bu fabrika çalışacak diyordum ve sonunda haklı olduğum ortaya çıktı ama mücadelemiz de devam ediyor. Neden başarılıyız? Çünkü bu fabrika Türkiye'deki 33 fabrika arasında açık ara önde, diğerlerinin ambarları şeker dolu, biz ise üretmeden satıyoruz. Neden? Çünkü İstanbul pazarımız var, limanımız var. Mesela örnek Konya Çumra Şeker Fabrikası PANKO'nun güzel bir fabrikası o modern fabrika sıvı, yani likit şeker bile üretiyor. Onu ben üreteyim ondan daha ucuza satarım. Ama bu fabrikanın çok düşmanı var, bunu zamanı gelince açıklayacağım. Meyve veren ağaç taşlanır, varsa babayiğit ben buradayım.

H.A: Son mali kongrede fabrikanın aylık faiz miktarının 2 milyon TL olduğu ve gezilere de 2 milyon TL ödendiği açıklandı. Sizce bunda yönetimin hiç mi suçu yok?

O.K: Gezi derken yönetim sadece seminerlere gider, bizde sendika olarak seminer turları yapıyoruz. Hem bunlar resmi harcama, yani gizli saklı harcamalar değil.

H.A: Fakat sonuçta borcun yekûnunda da bir artış söz konusu, bu durumun kamuoyunu rahatsız etmesi normal değil mi sizce?

O.K: Bizim bazı düşmanlarımız var, bunları ben çakıl taşı olarak tabir ediyorum, onlar da zamanla düzelecek. Fabrika yönetimi ise dürüst bir yönetim anlayışı sergiliyor. Bu fabrikanın geçtiğimiz kampanyada 80 milyon TL civarı cirosu oldu, 18 milyon TL civarı da kârı var bu fabrikanın. Bu sene ise hedef yükseldi. Daha fazla kâr amaçlanıyor. Borcun artmasındaki en önemli neden de bana göre yapılan yatırımlardır.

H.A Peki ne gibi yatırımlar yapıldı fabrikaya?

O.K: Mesela Coca-Cola'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki laboratuarlarında şekerimiz incelendi, sonuç olarak da ürettiğimiz şekerin hem dünya standartlarında olduğu, yani en beyaz ve kristal şeker olduğu hem de Türkiye'nin en kaliteli şekerinin üretildiği tespit edildi ve bize ödül verildi. Bu bile bir yatırım gerektirir, bunlar hep yapılan yatırımların sonucu. Yatırımlar devam ediyor ancak iyi bir şey yapılıyorsa fabrikanın yanında olunmalı, çamur at izi kalsın siyaseti doğru değil. Yeni hedef 25 milyon kâr. Ama hala bazıları buradan rant bekliyor. İnsana aynaya bak demezler mi? Ayıptır, bu işleri konuştuğunuzda aynaya bir bakın. Fabrikamızla ilgili bir yaptırım, bir ceza var mı? Yok. O zaman yalancısınız! Banka arkamızda duruyor, hatta banka arsanın süresini de 1 yıl uzattı çünkü bizi be bu yönetimi iyi niyetli gördü. İyi niyetle bir şeyler yapılmaya gayret ediliyor, çamur atmayı bıraksınlar, öbür dünyada bunun hesabını vereceğiz.

H.A: Adapazarı Şeker Fabrikası'na yatırımlar yapıldığını, bu nedenle borçların artmış olacağından bahsettiniz, peki neden yapılan yatırımlar kamuoyuna yansımıyor?

O.K: Arkadaşlar reklâmı pek sevmiyorlar, bunun yanı sıra medyada bazı kötü niyetli insanlar olabiliyor, bazı haberler çarpıtılabiliyor, o yüzden basın karşısına çıkmak istemiyorlar.


H.A: Adapazarı Şeker Fabrikası eski Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mülayim ile aranızdaki sorun neydi? Özellikle bir dönem epey bir sürtüşme yaşadınız.

O.K: Benim onunla sorunum yoktu, onun benimle sorunu vardı. Ben onunla şu anki yönetimi kıyas dahi yapmıyorum, o yönetim kurulu üyelerini bile tanımıyordu, ayrıca o kimseyle dertleşmez ya da istişarede bulunmazdı. Şimdiki yönetim dertleşiyor, kendisine yapılan uyarıyı kabul ediyor.

H.A: O halde Ahmet Aya ve yönetimine de uyarıda bulundunuz?

O.K: Evet uyardık. Biz kendilerinden sadece şeffaf olmalarını istedik, onlar da bu yönde bir açıklama yaptılar, ben de bu şeffaflığı gördüm ve uygulamalara baktım, sonuçta ise gerçekten şeffaf bir yönetim sergilediklerini görerek destek verdim. Ancak bir yönetim kurulunun da her şeyini sorgulayamazınız, o malum arkadaş şimdi pişmanmış, keşke onu dinleseydik diyormuş ama artık çok geç.

H.A: Eski Başkan Ahmet Mülayim'e somut olarak ne gibi uyarılarda bulundunuz ki şimdi sizin sözünüzü dinlemediğinden dolayı pişman olduğunu söylüyormuş?

O.K: Bu fabrikanın yönetimine şekerci getirin dedim, şekerci getirin ama kimi getirirseniz getirin dedik, hatta bizim emekli ağabeylerimizi de alın eğitmen olsun dedik, iş kazalarını bile önlerler dedik, hatta bu sözümüzün ardından o dönem bir iş kazası da oldu. Şimdi bu arkadaşlar ise şekercilerle çalışıyor ve yönetim kurulunu dinliyor, istişare ediyor. Bunda ne zarar var, istişare dinimizde var, dinlemek iyidir. Hangi konularda istişare edilmişse hep doğruyu bulunmuştur.

H.A: Sizin amacınız ise tamamen sendikacılık?

O.K: Tabiî ki, bakın meyhanede yokum, kumarhanede yokum, içkide yokum, sigarada yokum, kırmızıda geçmem, paranın başına oturmam, ben de ne bulacaklar? Ben sadece sendikacılığı düzgün yapmaya çalışıyorum, hala yapıyorum diyemiyorum ama bana helal olsun denmesi yeterli, o benim mazotum. Sakarya'dan ise sendikacı çıkıyor, amacım Türkiye'yi idare edecek sendikacı olabilmek, o seviyeye gelebilmek, bana gel gel yapamazlar, herkes işine bakacak.

H.A: Yöneltilen suçlamaları ve sizin deyiminizle asılsız ve yalan diye nitelendirdiğiniz haberleri neye bağlıyorsunuz?

O.K: Açık açık söylüyorum, yalan söylüyorlar, yalan haber yapıyorlar, eğer haklı iseler beni mahkemeye vermeyen namerttir. Yalan konuşuyorlar. Adapazarı Şeker Fabrikası Anonim Şirketini zarara uğratma gayretleri var, bunun da gereğini savcılar yapsın. Bu fabrika her şeye rağmen iyi yönetiliyor. Devlete bir taksiti kalmış. Benim de borcum var, herkesin borcu var, O haberleri yapanların belki yeğenleri, belki çocukları ileride burada çalışacak, yazık günah değil mi?

H.A: Yaşanan sürece bakıldığında özellikle fabrikanın zor günlerinde siyasilerin geri planda kaldığı gibi bir izlenim oluştu kamuoyunda, bu sizce de doğru mu?

O.K: Evet öyle bir izlenim oluşmuş olabilir ama bunun nedeni, siyasilerin var olan bir yönetimin işlerine karışmak istemeyişlerinden ve bu fabrikanın çiftçi malı olduğundan ileri geliyor olabilir. Etik olmaz diye düşünüyorlar sanırım.

H.A: Peki Sayın Kalay, mevcut Şeker Fabrikası arazisinin durumu nedir? Mevcut arazinin şu anki durumla imara açılma olasılığı var mı?

O.K: Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli seçim öncesi bana geldi ve "Bu arazi imara açılması gerekiyorsa açılır" dedi, yani destek verdi. Bu arazinin şu an üretime katkısı yok, yönetim satmasa bile banka isterse ipotek alır. Bu arazinin satılmadan önce imara açılması daha iyi değil mi? Bu açıdan ben de bu arazinin imara açılmasından yanayım. Neden bu haliyle bankaya geçsin, madem öyle değeri artarak bankaya geçsin.

H.A: Şeker fabrikasının şehir içinde olması zaman zaman tartışma konusu oluyor ve bu mevcut fabrikanın il dışına taşınması gündeme geliyor. Sizin fikriniz nedir?

O.K: Zamanı gelince taşınır, bence karşılıklı anlayışla ve yönetim kurulunun kararı ile bu olabilir. Taşınma söz konusu olacağında ise benim fikrim Karasu'dan yana, çünkü orada liman da var ama belki de yanlış düşünüyorumdur. Buna yönetim karar verir.

H.A: Fabrika Yönetimi ile istişarelerde bulunan biri olarak fikirlerinizi Aya ve ekibi ile paylaşıyor musunuz?

O.K: Tabi, mesela bana kalsa başka bir fabrika daha satın alalım diyorum, ne olacak borç yiğidin kamçısıdır.

H.A: Bir sendikacı olarak Adapazarı Şeker Fabrikasında sendikalaşma süreci nasıl işliyor, şu an hangi noktadasınız yönetimle?

O.K: İşçilerin yüzde 51'ine sendika olarak ulaşıyoruz. Yönetim ise iyi niyetimizi ve dik duruşumuzu gördü, yönetim şimdi işçinin tamamını örgütlüyor, yönetim ön açıyor, sendikalı olmalarını istiyor. Fabrikada şu an genel müdür dahil 387 çalışan var. Genel Müdür bunların hepsinin sendikalı olmasını istiyor bu tebrik edilecek bir durum değil mi? Şimdi biz dışarıdaki mevsimlik işçileri bile sendikalı yapma kararı aldık ama bu zaman alacak. Sendikal örgütlenmeye bile sıcak bakan yönetime sıcak bakılmaz mı? Benim işim sendikal örgütlenmeyi sağlamak ama bize öyle çamur atıyorlar ki, akıl alır gibi değil.

H.A: Eskişehir'den alınan şekerin durumu nedir?

O.K: Fabrika var olduğundan beri Eskişehir'den pancar getirtiliyordu, bizim pancarımız orada ekiliyordu. Şimdi de ekiliyor ve pancar getirtiliyor. Boş atıl duran araziler var orada. Oradaki çiftçi bizi omuzlarına alıyor ve bizlere ne olur pancar ekeyim diye yalvarıyor. Şu anda da davalığız ama millet bile davalı biz neden olmayalım?

H.A: Eskişehir pancarında bu yılki hedef nedir?

O.K: Biz kamuoyunda yansıtıldığı gibi 150 bin tonlarla uğraşmayız, hedefimiz 3 yüz bin ton pancar ekimini Eskişehir'de sağlamak.

H.A: Bana vakit ayırdığınız için teşekkür ederim Sayın Kalay, peki son olarak kamuoyuna ne mesaj vermek istersiniz?

O.K: Biz bu fabrikayı var etmek adına omuz omuza ve çiftçi adına mücadele ediyoruz. Ben fabrikanın ve çiftçinin geleceği için herkesle kavga ederim ama kavgayı ben başlatmam. Varsa zarar vermek isteyen buyursun zarar vermeye çalışsın. Makamı mevkisi kim olursa olsun çıksın, biz karşısındayız. Bu fabrikaya zarar vermek isteyenlere sesleniyorum. Gardınızı alın gelin.



Haber Tarihi : 11 Nisan 2009 Cumartesi
Bu haber 171 kere okudu
UYARI: Kullanıcıların sitede beyan edeceği her türlü fikir ve düşünce tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişinin görüşleridir ve yorum yapan kişi yasal sorumludur. Medyabar Multi medya haber hizmetleri yapılan yorumlardan yasal sorumlu değildir. Suç teşkil edecek, hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu habere yapılan yorumlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış.
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk