"20-25 bin bina patlamaya hazır bomba''

İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şube Başkanı Hüsnü Gürpınar, yerel yöneticiler başta olmak üzere tüm yetkili kurumları göreve çağırdı.

Gürpınar, yetkililere seslenerek, "Halkın "güvensiz yapı talepleri"ne siyaset veya ticaret uğruna asla izin vermeyin. Bilime karşı gelmeyin. Teknik elemanların sözlerini yabana atmayın. Aksi halde Van'ı arar hale geliriz" dedi.

Bilime karşı gelmenin bedelini ödedik
Her zaman savunduğumuz bir şey var, deprem değil, binalar öldürür diye..İşte Van'da yaşanan deprem bize bunu bir kez daha gösterdi. Bana göre Van'da bilime karşı gelmenin bedelini ödedik. Binaları sağlam ve güvenli yapabilseydik orada can kayıplarını yaşamayacaktık.

Deprem Sakarya'da olsaydı yanmıştık
Van'daki deprem Sakarya'da meydana gelmiş olsaydı, yani şu pozisyonda depreme yakalansaydık, Van'daki sonuçları arar hale gelirdik. Bizdeki nüfus yoğunluğu ve yapıların sayısı Van'dan daha fazla, bunu göz önüne alırsak, böyle bir tahmin yürütmek hiç de yanlış olmaz. Van'da kamu binaları da büyük hasar gördü. Aynı depremi Sakarya'da yaşarsak Van'ı ararız. O pozisyona düşmemek için olası depremlere hazır olmak adına gerekli tedbirleri almamız gerekir.

1999 depreminden ders almadık
Maalesef 1999'da yaşanan depremden gereken dersi aldığımızı söyleyemeyeceğim. Sakarya 1. ci derece deprem kuşağı üzerinde. 25-30 yılda bir deprem yaşıyoruz. Sakarya'da mevcut yapı stoğumuzun iyileştirilmesi adına bir çalışma yapılmadı. Yapı stoğumuz olası depreme potansiyel tehlike olarak karşımızda duruyor…

Olası depreme hazır değiliz
İlimiz maalesef olası bir depreme hazır değil. Deprem olduktan sonra da afet nasıl idare edilecek o da belli değil. Örneğin Tabipler Odası Sakarya Şube Başkanının geçen gün yaptığı açıklama akıl almazdı..Sayın Başkan, "deprem olduğunda ne yapacağımı, nereye gideceğimi bilmiyorum" dedi. Bu endişe verici bir açıklama…

"Sakarya 1999 depreminin yaralarını sarabildik mi?" şeklindeki soruyu yanıtlayan Gürpınar, "O ilk gündeki duygusal acılar belki kalmadı ama, bizim üstünde durduğumuz asıl konu, bundan sonraki depremlerde aynı acıları yaşamamak" dedi.

Makyaja değil, güvenliğe önem verin
Radyo programında bina satın alırken veya kiralarken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda dinleyicileri bilgilendiren İMO Şube Başkanı Gürpınar, "Bina satın alırken ya da kiralarken makyaja değil, yapıların güvenliğine dikkat etmeliyiz. İnsanlar elma alırken bile çürük mü diye bakarken, yıllarca oturacağı binanın güvenliğine malesef bakmıyor. Bina satın alırken, ruhsatlı olup olmadığına, mühendis ve müteahhidinin güven veren kişiler olup olmadığına bakmak gerek.

4708 sayılı yapı denetim yasasında eksikler var
"Türkiye'de uygulanmakta olan 4708 sayılı yapı denetim yasasında eksikler var."diyen Hüsnü Gürpınar şunları söyledi:

"Yapı denetim olmazsa olmaz, ama yapı denetimi yapar iken gelişmiş ülkelerde nasıl uygulanıyorsa bizde de öyle uygulanmalıdır. Türkiye'de bir insan yapı denetlemesi yapacak firmayı kendisi seçiyor. Oysaki mal sahibi ile yapı denetim firması arasında ticari bir ilişki olmaması gerekir. Teknik elemanların da elemeden sonra bir belgeye sahip olması gerekir. Yapı denetimin bürokrasiden ziyade şantiyede gerçekleşmesi de ayrıca gereken bir başka durum…

Bilim adamları depremi önceden tahmin etmenin yollarını arıyor, oysaki depremi önceden tahmin etmekten önemli olan başka bir şey var, depremi önceden tahmin etseniz de depremi önleyemiyorsunuz, önemli olan depreme hazırlıklı olmak…"

Bilim, insanlardan intikam alıyor
Bilimin insanlardan intikam aldığını iddia eden İMO Şube Başkanı Gürpınar, "Van depremi sürpriz değildi. Depremler sürpriz değil. Sakarya'da 10 veya 15 yıl içinde deprem olacak demenin neresi sürpriz. Bilim insanlardan intikam alıyor. Türkiye'nin % 95 i deprem kuşağı üzerinde. Dolayısıyla meydana gelen depremler sürpriz değil." şeklinde konuştu.

DASK yaptıranla, yaptırmayan aynı kefede
Radyo programında zorunlu deprem sigortası yaptırmanın önemine de değinen Gürpınar, "Zorunlu deprem sigortası yaptırmak önemli ancak, maalesef insanlar buna rağbet göstermiyor. Çünkü Deprem sigortası yaptıranla yaptırmayan devlet nezdinde aynı kefede görülüyor. Halbuki Dask (Deprem Afet Sigortası) yaptıranların diğerlerinden bir farkı olması gerekir.

Ölümler birer cinayettir
Depremlerde meydana gelen can kayıplarını cinayet olarak yorumlayan Hüsnü Gürpınar, cinayetin sorumluluğula ilgili ise şöyle konuştu:

"Suç tek taraflı değildir. Mal sahibinden ilgili belediyeye, ustasından işçisine kadar bir sorumluluk zinciri var. Biz kendi adımıza üyelerimizi eğitmeye çalışıyoruz. Gelişmiş ülkelerde üniversitenin ve meslek odalarının hayır dediği bir yer imara açılamıyor, ama maalesef Türkiye'de bize görüş soran yok. Bu karar vericiler depremden sonra sorgulanırsa ve yaptırım içinde olunursa, kimse bu kadar rahat davranamaz. Sorumlulara gerekli ceza verilmedikçe de bu böyle devam edip gider."

20-25 bin bina patlamaya hazır bomba
Sakarya'da 5-6 katlı binaların olası depremler için sorun teşkil etiğinin altını çizen Gürpınar, "2007 yönetmeliğinin istediği maddeleri sağlamayan bu yapılar tehlike arzediyor. 20-25 bin civarındaki bina patlamaya hazır birer bomba ve bu bombayı imha etmeliyiz" şeklinde konuştu.
Hüsnü Gürpınar, "Sakarya'daki orta hasarlı konutların yıkımı konusunda sorumlular var. İlgili idarenin izni dahilinde belediye veya valilik nezdinde ruhsatlar veriliyor. Böyle tehlike arzeden binalara ruhsat verenler sorumlu tutulmalılar." dedi.
Programda, halkın depreme karşı yeterince bilinçli olmadığına dikkati çeken İMO Başkanı Gürpınar, "İnsan hafızası maalesef yaşadıklarını unutuyor. Depremin üzerinden zaman geçtikçe, özellikle depremi yaşamayanlar bilinçlenme konusunda sıkıntı çekiyor. Üniversite ve kamu görevi yapan kuruluşlardan gerekli izahları yapmalarını bekliyoruz." şeklinde konuştu.

Yetkililer göreve

Yerel yönetimler başta olmak üzere Sakarya'daki tüm yetkili kurumlara seslenen Gürpınar, "Halkımızın güvensiz yapı ile ilgili taleplerine siyaseti veya ticareti ön planda tutarak asla izin vermeyin. Bilime karşı gelmeyin.Teknik elemanların sözlerini asla yabana atmayın" dedi.

Slogan değil, icraat gerek
Yaşanan 1999 depreminin asla unutulmaması gerektiğini vurgulayan Hüsnü Gürpınar, "Unutmamak veya unutturmamaktan kastım sloganlar değil. Depremi unutmadığımızı, yaptığımız icraatlarla göstermemiz gerekli. Hem belediye, hem üniversite, hem de kamu kuruluşları olarak bilimin istediği gerekli tedbirleri almamız lazım.

Deprem haftası var ama ilköğretim okullarında yeterince çocuklar bilgilendiriliyor mu o belli değil. Deprem bilincini geliştirmek adına kamu kurumları kanalıyla etkinlikler yapılmalı. İlköğretim çağında çocuklarımıza deprem bilincini vermemiz gerek." şeklinde konuştu.

Müteahhitlik mesleği sorgulanmalı

Türkiye'de müteahhitlik mesleğinin sorgulanması gerektiğini söyleyen Gürpınar şöyle konuştu:
"Türkiye'de müteahhitlik mesleğinin tanımı yok. Bu meslekten çürük elmalar ayıklanmalıdır. Müteahhitlik mesleği maalesef her önüne gelenin yaptığı bir meslek haline geldi. Bu meslek disiplin altına alınmalı. Müteahhitlerin sicilinin tutulduğu bir müessese dahi yok. Bu işi gerçek anlamda yapanlarla yapmayanlar arasında haksız rekabet sözkonusu…İnşaatın önemli sac ayağı müteahhittir. Saç ayakları sağlıklı işlemezse güvenli yapılar olmaz."

Kalıcı konutlar yüzkarası hale geldi
Radyo Programında, Sakarya'da deprem sonrası yapılan kalıcı konutların bulunduğu bölgenin yüzkarası hale geldiğini öne süren Hüsnü Gürpınar şöyle konuştu:

"O bölgede bazı sıkıntılar olduğunu anlatanlar var. Deprem güvenliği açısından o yapıların iyi olduğunu düşünüyorum, ama orada sosyal hayat sorunu çözülemedi. Açıkçası yapılan planlama hatası var diye düşünüyorum. Ben yetkili olsaydım orda kalıcı konutlar yapmazdım. Şehirde iş yeri sahibi olup da hak sahibi olanlara yeni yerleşim bölgesinden yer verdiler. Bunun işlemesi mümkün değildi. Orada yüzkarası bir görüntüsü var. Oraların kimsesizlerin barındığı, kötü alışkanların uygulandığı yerler haline geldiğini duyuyoruz. Çözüm gerekli."

Kat adedi tartışması
Programda zaman zaman Sakarya'da gündeme gelen kat adedi tartışmalarına da dikkati çeken İMO Başkanı Gürpınar, "İlimizde çok katlı yapılar tabi ki yapılabilir, önemli olan planlamayı işin başında yapmak..Biz hesabı 2 katlı yapılıp da, daha sonrasında plan tadilatı ile 3 veya 5 nci katların çıkılmasına karşıyız. Çok katlı binalar, deprem-zemin ilişkisi araştırılarak yapılırsa elbette ki yapılabilir" dedi.

Kaçak yapılara göz yummayın
Hüsnü Gürpınar, son olarak Sakarya halkına bir çağrı yaptı ve "Kaçak yapı yapmayın. Yapı yapar iken gerekli imar izinlerini alın, çevrenizde kaçak yapı yapanlara asla tavizkar olmayın, makyaja değil, güvenliğe önem verin, satın alacağınız binanın ruhsatlı olup olmadığına bakın, mühendisini ve müteahhidini iyice araştırın" şeklinde konuştu.



Haber Tarihi : 29 Ekim 2011 Cumartesi
Bu haber 396 kere okudu
UYARI: Kullanıcıların sitede beyan edeceği her türlü fikir ve düşünce tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişinin görüşleridir ve yorum yapan kişi yasal sorumludur. Medyabar Multi medya haber hizmetleri yapılan yorumlardan yasal sorumlu değildir. Suç teşkil edecek, hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu habere yapılan yorumlar

Bu şehrin akil adamları sosyal hayattan ne anlıyorlar anlamadım..Sosyal hayat dedikleri çark mesire,kent park ve bulvar mı?buysa sosyal hayat kalsın be...!
Murat Oral @ 04.11.2011 18:51:12
Ekilebilir arazilerin talan edilip beton yığınlarına dönüştürülmesine niye seyirci kaldığını.99 depreminin üzerinden 12 yıl geçtikten sonra orta hasarlı binaların gündeme gelmesinde geç kalmadılar mı??Sormak lazım
Sormak Lazım @ 04.11.2011 18:47:50
deha yine devrede.ne zamandır sesi çıkmıyordu van vesile oldu medyatik olmasına.kalıcı konutlar yüz karası oldu diyorsun.sonra bu yönde duyumlar aldım diyorsun.sen uzayda mı yaşıyorsun.10 km yanıbaşından haberin yok mu senin.Allahın dağında 3 katlı işyerlerini hükümet mi yaptı. yapsaydı açardın ağzını yumardın gözünü, geçiştiriyorsun o yüzden.ama evlere laf etmiyorsun e serde siyaset var.sonra işe siyaset sokmayalım diyorsun.belediyelere ve hükümete ateş ediyorsun.buram buram sığ muhalefet kokuyorsun.bu kokudanda dolayı da ciddiye alınmıyorsun.25bin patlamaya hazır bina ve hak sahiperi ne olacak.somut çözüm önerin varmı.onu neden söylemiyor beyefendi.halihazırdaki durumu herkes anlatmayı seviyorda önerin ne dendiğinde dut yemiş bülbül hepsi
faydasız @ 30.10.2011 11:44:00
Online Ziyaretçiler
-