Siyaset yarışında en çok ilgimi çeken Milletvekili adaylarının birebir yapılan röportajlarıdır.
Çünkü satır aralarında, hep mesajlar okurum. Ayşenur İslam, soyadı bize yabancı bir isim değil. Sakarya siyasetinde, hep saygı duyulan bir isim olan Nadir Latif İslam'ın gelini. .Kendisi uzun yıllardır, üniversitelerde öğretim görevlisi olarak görev yapmış, ardından Bürokrat olarak Kültür bakanlığında görev yapmış bir isim. Şimdinin ise Sakarya Ak Parti Milletvekili dördüncü sıra adayı. Belki de uzunca bir süre sonra Sakarya'dan bayan milletvekili olarak çıkabilecek bir isim.
Ve Sakarya Medyasında ilk kez Ayşenur Yazıcı ile yapılacak röportajı okuyacaksınız. Hemen özetleyim, Ayşenur İslam, alışık olduğunuz siyasetçi profili ile pek bağdaşmıyor. Öncelikle bir akademisyen dolayısıyla vaatlerle değil, verilerle ve datalarla konuşmayı seviyor. Son derece sıcak ve samimi bir havada karşıladı bizi. Siyasete ne kadar uzak olsa da gerek üslubu ve gerek konuşma tarzıyla karşısındakini de etkilemesini biliyor. Yani ben Akademisyenim havalarında değil.Samimi,içten.İşte merak ettikleriniz..
Raif Uğan : Öncelikle bu yerel bir gazetedeki ilk röportajınız. .Sakaryalılara kendinizden bahseder misiniz .Ayşenur İslam kimdir..
Ayşenur İslam: Eğitimciyim ben, öğretim üyesiyim, akademisyenim.20 yıldır çeşitli üniversitelerde görev yaptım, ardından Kültür Bakanlığında Genel Müdürlük görevlerinde bulundum.
Raif Uğan: Ayşenur Hanım; akademisyenler hayata ve olaylara farklı bakış açıları ile bakarlar, daha analitik ve gözlemcidirler. Siz bu özelliklerin neresindeniz?
Ayşenur İslam: Doğru tespitte bulundunuz Raif Bey ,Bir metodunuz vardır. Daha doğrusu bir siteminiz vardır. Olayları bütün yönleri ile görmeye başlarsınız. Akademisyen olmak bir hayat tarzıdır. Karşınızdakini,olayları hep bir sistemle değerlendirsiniz. Bütün yönleri ile görmeye çalışırsınız. Zayıf yönleri güçlü yönleri. Geliştirilmesi gereken yönleri.
Raif Uğan ;Sanırım Swot analizinden bahsediyorsunuz. Bir siyasetçinin ağzından bunları duymak ne güzel.
Ayşenur İslam : Evet Swot analizi. Karşınızdaki olayın yada kişilerin güçlü yönleri ve zayıf yönlerine bakarsınız. Güçlü yönlerini nasıl daha iyi geliştirebilirim ,zayıf yönlerini nasıl düzeltebilirm .Bu bir metottur. Bir süre sonra bu sistem zaten hayat tarzınız olur.
Raif Uğan: Bu nasıl olumlu olarak yansıyor?
Ayşenur İslam : Bakın üniversitede öğretim görevlisiyken .Kültür Bakanlığından davet aldım .İki Genel Müdürlüğün başında bulundum. Burada da aynı şeyleri uyguladık. Hakikatinden çok güzel sonuçlar aldık. Akademisyenler hep ekip çalışması yapar, insanlar yetiştiririz ve bizlerde öğrenmeye devam ederiz.
Raif Uğan :Baktığınızda; önemli görevlerde bürokrat olarak çalışıyordunuz. Sonra siyasete girmek nerden aklınıza geldi ?
Ayşenur İslam : Aslında çok ani gelişen bir düşünce .Seçimlerle ilgili sürecin son haftasında bu kararı verdim .Ama ben hep şöyle düşünürüm. İnsan siyasi de bir varlıktır .Hepimiz siyasetin içindeyiz .Ama bu kendi hayatımızla ilgilidir. Bunu genele yaymak gibi bir düşünce aklımda yoktu .Ancak o süreçte gerek akademik gerekse bürokratik tecrübelerimizi mecliste de değerlendirmek istedim.
Raif Uğan :Kayınpederiniz Sakarya'nın tanıdığı bir isim kendisi de, bir dönem siyasetin içinde değerli bir kişiydi..O nasıl karşıladı sizin siyasete girme düşüncenizi
Ayşenur İslam : Bu düşüncemi en fazla babam desteklemiştir. Çok eski yıllardan beri bana söylerdi ,sen siyasetçi olmalısın diye. Ben sorun çözücüyümdür, uzlaşmacıyımdır. Hiç bir şeyi abartmam, büyütmem, hep bardağın dolu kısmına bakarım. Babam da bu özelliklerimden ötürü benim siyasetçi olmamı isterdi.
Raif Uğan :Peki neden Ak Parti
Ayşenur İslam : Şüphesiz Sayın Tayyip Erdoğan son yüzyılın ülkemizdeki en önemli siyasetçi ve Liderlerinden biridir. Ak partili olsun yada olmasın herkes ondan etkilenmiştir .Bende kurulduğu günden bu yana oy verdiğim partide siyasete girmeyi uygun gördüm.
Raif Uğan : Aday adaylığınız neden Sakarya'dan oldu.
Ayşenur İslam; Çoğu kişinin bilmediği bir şey vardır. Mesela ben seçim çalışmaları sırasında Adapazarı'nda kendi evimde kalıyorum. Burada eşimle bize ait bir evimiz var.30 yıldır hafta sonları, bayramlarda Sakarya'ya geliyorum. Dolayısıyla siyaset yapacaksam ve Milletvekili olacaksam Sakarya'da olmalıydı.
Raif Uğan: Aslında sizin Sakarya yabancı olduğunuz yönünde de eleştiriler vardı?
Ayşenur İslam: Bakın 30 yıldır geldiğim gittiğim bir şehir Sakarya. Belki işim gereği insanlar beni tanımıyordu ama ben Sakarya'yı çok iyi tanıyordum.
Raif Uğan; Peki; aday adaylığı süreciniz nasıldı. Delegeler sizi nasıl karşıladı.
Ayşenur İslam: AK Parti teşkilatları çok ciddi çalışır. Temayül yoklamaları
sırasında beni Cv ‘im üzerimden tanıdılar, araştırdılar iyi yaptığım işlere
baktılar .Dedim ya ben Sakarya'yı çok iyi tanırım ama Sakarya beni çok iyi
tanımıyordu. Ben ve diğer adaylar bir hafta içinde yüz yüze geldik,
delegelerle konuştuk, beni benim ağzımdan dinlediler. Ve gerçekten çok
duygulandığım gurur duyduğum bir şekilde beşinci oldum. Onlara çok teşekkür
ediyorum.
Raif Uğan: Aslına bakarsanız; Temayül yoklaması da bir nevi siz aday
adaylarının kendinizi tanıtmanız ve onların değerlendirmesi açısından önem
taşıyordu. Nasıl bir süreçti?
Ayşenur İslam: Çok ciddi bir katılım vardı. Bu partimize olan ilgiyi ve
güvenin göstergesi.11 kadın aday toplam 56 aday vardı. Onların hepsi ayrı bir
değerdir. Çok ciddi dostluklar kurduk, halen bizleri arayıp çalışmalarımıza
ortak olurlar. Onlara çok teşekkür ediyorum.
Raif Uğan: Ayşenur Hanım, Sakarya aslında ciddi doğal güzellikleri
olan gerek kültür turizmi gerekse turizm anlamında farklı ve özel bir şehir.
Sizin de uzmanlık alanlarınız arasında bu özellikler var. Neler
planlıyorsunuz bu konularda
Ayşenur İslam: Şuna inanıyorum; hayali olmayanın rüyası olmayanın planı
projesi olmaz. Benim Sakarya ile ilgili rüyalarım var. Şimdi bu rüyaların
plana dönüşmesini sağlayacağız. Sakarya çok ciddi bir Turizm potansiyeline
sahip. Ama bu durumun avantajları ve dez avantajları var. Avantajı, muazzam
bir doğal güzellik. Yeşillikler içinde Sakarya adeta bir su şehri. Bunları
değerlendirmek lazım. Dez avantaj ise turizm mevsimi çok kısa. Çünkü yaz
mevsimi kısa. Kültürle turizmi entegre etmeliyiz. Çünkü kültürel mozaiğin en
güzel örneklerinin görüldüğü yer Sakarya. Yüzyıllardır barış içerisinde
yaşayan bir şehir. Kültür Kaplıca ve doğa turizmi yapabiliriz. Tüm bunları
entegre etmemiz lazım. Bunlarla ilgili kaynak bulmamız lazım, yatırımcıları
çekmemiz lazım. Artık Turistler ya da gezginler zahmet çekerek bir yerleri
görmek istemiyorlar. Tesis istiyorlar. Tabiatla barışık, yüzyıllarca doğal
dokuya zarar vermeyecek tesisler yapmamız, bunlar için kaynak yaratmamız
gerek. Sakarya bir Turizm şehri haline gelmeli. Bunun için hemen kolları
sıvayıp çalışmaya başlamamız lazım. Bu tesisler gelir getireceği gibi
insanlarımız içinde yeni istihdam alanları olacaktır. Marka şehir olayına
partimiz çok önem veriyor. Bu konuda çok çalışacağız.
Uğan: Gezdiğiniz yerlerde halkın ilgisini nasıl buluyorsunuz?
Ayşenur İslam: Onların tepkilerinde çok memnumun. O kadar güzel ve o kadar
kalbi duygularla beni bağırlarına bastılar ki ,hepsine çok teşekkür ediyorum.
Çok ciddi destek alıyorum, beni kendilerinden biri olarak görüyorlar. Benim açımdan çok güzel bir başlangıç
Raif Uğan: Genelde hep söylenen bir söylem vardır. Seçildikten sonra bizi unutmak. Siz seçilirseniz, Sakaryalılarla iletişiminiz nasıl olacak ?
Ayşenur İslam :Bir ayağımız hep Sakarya'da olacak geçmişte olduğu gibi. Sakarya benim çalışma alanım. Sakarya ile iletişimim hiçbir zaman kopuk olmayacak .Çünkü iletişimin kopuk olması çalışmalarımızın bir ayağının eksik olmasıdır. Ben Sakarya'nın nabzını tutmalıyım ki; Mecliste ona göre çalışmalıyım.
RAİF Uğan; Peki eşiniz siyasete girmenizi nasıl karşıladı?
Ayşenur İslam: Biz eşimle okul arkadaşıyız. Birlikte büyüdük çok başarılı bir insan, ben onun o benim hep yanımda oldu. Amaçlarımız aynı. Omuz omuza ve dostluk içindeyiz. Bu tam anlamı ile bir hayat arkadaşlığı