Demokrasi zenginlik getirecek

AK Parti Milletvekili Erol Aslan Cebeci: "Bir ülkede demokrasi anlayışı gelişmişken, ekonominin kötü olması mümkün değil."dedi

Siz bir milletvekili değil de, sıradan bir vatandaş olarak bu Anayasa Değişikliği'ne ‘Evet' der miydiniz?

Evet, böyle bir değişikliğe kesinlikle ve kesinlikle ‘Evet' derdim.

Neden ‘Evet'? Lütfen biraz anlatın. Ayrıca yeterli olup olmadığını da konuşalım.

Benim ‘Evet' demem için elbette bir çok sebep var. Mesela bir tanesi şöyle; Gelişmiş demokrasilerde, yasama, yürütme ve yargı arasında, birbirini rahatsız eden, birbirinin işini zorlaştıran bir ilişki tarzı yok. Standartları düşük demokrasilerde ise, bu üç erk arasında ilişki maalesef ‘acıtan' ilişkilerdir.

Ne demek acıtan ilişki?

Az önce dile getirdiğim üç erk arasındaki ilişkinin nasıl birbirine geçtiğini, özellikle yargının yürütme üzerindeki konumunu sanırım herkes görebiliyor. Evet, Türkiye'de insanlar 4-5 yılda bir sandığa gidiyorlar, oy kullanıyorlar ve milletvekili seçiyorlar. Peki gerçekten, seçtikleri milletvekilleri ve hükümet tarafından mı yönetiliyorlar?

‘Gerçek iktidar mahkemeler' diye çok konuşulmuştu.

Öyle bir vesayet sistemi kurulmuş ki, milletvekillerinin yaptığı yasama faaliyeti Anayasa Mahkemesi, milletvekillerinden oluşan Hükümetin yaptığı işler de Danıştay tarafından kontrol ediliyor. Bu noktada belli bir müdahale anlaşılabilir. Çünkü sistem, bu üç erk arasında sağlıklı bir ilişkiyi hedefliyor. Ama maalesef Türkiye'de böyle bir şey yok.

Çünkü sınır yok…

Türkiye'de yargı, yasama ve yürütmeye istediği gibi çekidüzen veriyor. Hukuka aykırılık ve aşırılıkları gidermek yerine, yargıda hakim olan elitist görüşe göre hareket ediyor.

Sizce nasıl bir görüş hakim?

Ortaya koydukları eylemlerden çok net görebiliyoruz aslında. Demokrasiden çok cumhuriyete vurgu yapıyorlar. Atatürk devrimlerini yapıldıkları dönemle ilişkilendirmeden, bu devrimlerin her gün yeniden yapılmasını isteyen bir görüştür. Kişiyi devlet karşısında güçsüz yapan bir görüşleri var. Bu bakış açısı, yargı organlarını yasama ve yürütme üzerinde bir vesayet oluşturmaya kadar götürüyor. Ben sade bir vatandaş olarak, bu ülkede artık bu ilişkilerin sağlıklı bir zemine oturmasını arzu ediyorum.

Peki nasıl sağlıklı bir zemine oturacak?

Bir ülkede ekonominin çok iyi düzeyde olup, demokrasinin çok kötü şartlarda olması mümkün değil, tam tersi de geçerlidir. Demokrasi gelişmiş, bireyin devletin karşısında hakları var ama ekonomi çok kötü. Böyle bir şey olamaz. Genellikle, kötü demokrasi, kötü ekonomi; iyi demokrasi, iyi ekonomidir. Onun için, biz ekonomi konusunda iddialı bir hükümet olarak, demokrasinin standartlarını geliştirmek istiyoruz.

Bu paket, Türkiye'yi daha demokratik bir ülke mi yapacak?

Bakın, bu paket Türkiye'nin bütün sorunlarını çözecek demiyoruz. Ama kesinlikle Türkiye'de büyük bir rahatlama olacağına inanıyorum. Bizim anayasal sorunlarımızın çözümü için, sivil, özgürlükçü, herkesin rahat nefes alabildiği bir yeni bir anayasaya ihtiyacımız var.

Evet, "Yetmez ama Evet" diyen kesim de, buna vurgu yapıyor.

Biz bu değişiklik paketine bir ilk adım olarak bakıyoruz. Biz, 22 Temmuz seçimini kazandıktan sonra önce cumhurbaşkanlığı meselesiyle uğraştık. Daha sonra siyasi gündeme soktuğumuz ilk konu Anayasa Değişikliği'ydi. Neredeyse bütün STK'lardan seçilen bir grupla bir anayasa taslağı hazırladık ve taslağı tartışmaya açtık. Biz, yeni bir anayasa için ciddi bir siyasi sermaye harcarken, mükafat olarak kapatma davasını bulduk karşımızda. Maalesef o dönemde yeni anayasayı yapamadık ama şimdi Türkiye için çok önemli bazı konularda yapılması gereken değişiklikleri halkımıza götürüyoruz.

Bu zorlu süreci de AK Parti tek başına atlattı..

Öyle bir süreç düşünün ki, bir muhalefet partisi, "Kapağını dahi açmayız, hemen mahkemeye götürürüz" diyor. Bir diğer muhalefet partisi, "Gelirler çaylarını içer, giderler" diyor. Biz bu şartlarda yapılabilecek en kapsamlı Anayasa Değişikliği Paketi'ni hazırladık. Bir yandan muhalefetten destek alır mıyım diye düşüneceksiniz, bir yandan 330 hesabını yürüteceksiniz ve bir yandan referandumu düşünmek zorundasınız. Daha kapsamlı bir Anayasa Değişikliği bu şartlar mümkün değildi.

Sizce muhalefet, değişikliği AK Parti yaptığı için mi destek vermiyor?

Zaten kimse Anayasa değişmesin demiyor ki? Herkes değişmesini istiyor. CHP, ‘Değişecekse bizim önderliğimizde değişsin' diyor. Ama bunun için halktan bir sorumluluk elde etmesi lazım. Bu durum da, çok partili rejime geçişten sonra olmamış. MHP de, değişsin diyor ama, "Ne değişeceğine biz karar verelim, ama değiştirecek olan bir sonraki parlamento olsun" diyor. Bunun da mantığını anlamak zor.

Muhalefet yanınızda değil, peki sivil toplum kuruluşları?

Ben hiç sivil toplum kuruluşunun herhangi bir siyasi partinin yanında veya karşısında durmasını kabul edecek biri değilim. Yalnız, sivil toplum kuruluşlarının demokrasi yanlısı olmalarını istiyorum. Eğer birisi eline vicdanına koyup da, 12 Eylül'de yapılacak referandumla oylanacak Anayasa Değişikliği Paketi, Türkiye'yi biraz olsun geriye götürecek diye düşünüyorlarsa, namuslu ve dürüst insanlar olarak ‘Hayır' için çalışmalıdır. Aynı şekilde, bütün sivil toplum örgütleri ve sosyal organizasyonlar, bu paketin Türkiye'yi bir nebze dahi olsun ileriye götüreceğine inanıyorlarsa ‘Evet' için çalışmalılar.

En azından üyelerini bilgilendirme görevlerini yerine getirmeliler…

Meclis'te paket üzerine görüşmeler yapıldığında, CHP oylamalara katılmadı, MHP katıldı ama ret verdi, paketi AK Parti geçirdi. Ama biz her zaman söylüyoruz, bu paket partiler üzeri bir meseledir. Türkiye'nin geleceğini, çocuklarımızın geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Bu paketin, Türkiye'de demokrasinin standartlarını daha yükseğe çekeceğine inananlar, var gücüyle çalışmalılar. Diğer yandan, ben zaten karşı çıkanların argümanlarını da anlayabilmiş değilim. Doğrusu neye ‘Hayır' dediklerini vatandaş da anlayamıyor.

Mesela, "AK Parti yargıyı ele geçiriyor" diyorlar…

Bir kere, CHP bu paketi Anayasa Mahkemesi'ne götürdü ve mahkeme bu pakete bir zırh geçirdi. Zaten mahkemenin yapısını biliyorsunuz, sizce mahkeme, eğer gerçekten yargıyı ele geçirme gibi bir durum söz konusu olsaydı, buna izin verir miydi?

Bence vermezdi

Ben bu noktada basit bir mantık kuruyorum. Birisi, "Ak Parti yargıyı ele geçiriyor" diyorsa, o kişi, yargıyı elinde tutandır. Yani, yargıyı ele geçirmiş olan, kaybetme korkusu yaşıyor demektir. Yoksa neden ‘ele geçirme' ifadesini kullansın? Bilinçaltına yerleşmiş bu düşünceleri böylece ortaya çıkıyor. Ama bizim, yargıyı ele geçirmek gibi bir düşüncemiz yok. Biz daha demokratik bir Türkiye istiyoruz. Bunun için Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın yapısını demokratikleştirecek bir takım düzenlemelere gidiyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde bu tür değişimler kolay olmaz, sancılı geçer.

Gerçekten sıkıntılı mı geçiyor bu süreç?

Elbette çok sancılı bir süreç yaşanıyor. Siz Devlet Bahçeli'yi hiç dinlemiyor musunuz? Kemal Kılıçdaroğlu'na baksanıza, lafı nerelere götürüyor. 12 Eylül'de AK Parti'nin oylanacağına kadar götürüyorlar sözlerini. Ben buradan söylüyorum; Allah korusun, 12 Eylül'de hayır çıktığı taktirde, bu sadece ve sadece "Bu değişiklikleri yeterli bulmadım" anlamı taşır. Bu ne iktidarın be muhalefetin oylanmasıdır. Biz Meclis AK Parti Grubu olarak üzerimize düşen görevi yaptık; paketi halkımıza götürüyoruz. CHP de, paketi mahkemeye götürdü. Kim neye güveniyorsa ona gidiyor.

Halkı geziyorsunuz, nasıl bir tablo görüyorsunuz?

Beklediğimden daha güzel bir tabloyla karşılaşıyorum. Birincisi, hem MHP hem de CHP, tabanlarına meseleyi anlatamıyorlar. Hele Demokrat Parti hiç anlatamıyor. İnsanlar, eski ve yeniyi karşılaştırıyorlar. Değişimi hemen yakalıyorlar metinde. Bir statükoya bakıyorlar bir de yeni süreçte Türkiye'nin alacağı mesafeye ve kararlarını veriyorlar. Dolayısıyla MHP ve CHP'nin salmaya çalıştığı korku, vatandaşımıza uğramıyor. Ben Sakarya'dan çok ümitliyim, Türkiye ortalamasının üzerinde bir netice olacağına inanıyorum.

Hayır diyenlerle karşılaşıyor musunuz?

Ben ‘Hayır' diyen bir grubun olduğunu biliyorum. Bu grup, bağlı olduğu siyasi parti böyle istediği için ‘Hayır' diyecekler, belki başka gerekçeleri bulunanlar var. Demokrasinin güzelliği burada, Hayır diyenlerle karşılaşıyoruz, herkesin bir fikri olacak ve bu fikri açık açık ifade edecek. Oylama da bu şekilde, 12 Eylül Anayasası gibi % 90'larda bir netice çıkacağını düşünmüyorum. Diyorum ya, demokrasi güzel şey..

‘Hayır' diyenlerin gerekçeleri ne oluyor?

Ben bugüne kadar, şu gerekçelerle Hayır diyorum diyen biriyle karşılaşmadım. Gittiğimiz yerlerde konuşuyoruz, belki nezaketten söylemeyenler oluyordur. Ama elbette, itirazı olanlar çıkıyor. Pakette başka neler olabileceğine dair fikirlerini belirtiyorlar. Ben diyorum ki, "Bize karşı biraz insaflı olun. Biz bütün anayasayı değiştirelim dediğimizde partimizi kapatmaya kalktılar." En kapsamlı değişikliği yapıyoruz diyorum.

Paket geçmedi diyelim, ne olur?

Allah korusun, Türkiye belki 15 yıl daha 12 Eylül Darbe Anayasası'yla devam edecektir. Çünkü kimse bir daha cesaret edemez böyle bir şey yapmaya. Biz elbette bu değişiklikle, bütün sorunları çözdük demiyoruz. Ama değişime yönelik bir ilk adımdır.



Haber Tarihi : 19 Ağustos 2010 Perşembe
Bu haber 87 kere okudu
UYARI: Kullanıcıların sitede beyan edeceği her türlü fikir ve düşünce tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişinin görüşleridir ve yorum yapan kişi yasal sorumludur. Medyabar Multi medya haber hizmetleri yapılan yorumlardan yasal sorumlu değildir. Suç teşkil edecek, hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu habere yapılan yorumlar

güldürme bizi cebeci demokrasiyi kendinize ve yandaşlarınıza göre geliştirip durdunuz 8 senedir ekonomimizde iyi gittiği falan yok yüksek gelir gurubundan olduğun için senin için sıkıntı yok...güldürme bizi cebeci ....sen sapancada villanda otur göle karşı rakını yudumla ekonomiyi falan düşünme nasıl olsa tıkırın yerinde düşündüğünde yok zaten....
tadil @ 20.08.2010 16:32:44
Sn. CEBECİ,
Önce, Şu Soruların Cevabını verin, Halka ve Seçmeninize :
1.) 13 Eylül 1980 Sabahı Milletin Yüzü Gülüyor ve Sokağa Can Güvenliği ile Çıkıyormuydu ?
2.)1982 Anayasası % 92,5 la Kabul Edilmedimi ?
Kenan Evren i % 97,5 la Cumhurbaşkanı Olmadımı ?
3.) Söyleyin, Siz ve Tayyip Bey Buna Hayır mı Dediniz ?
4.)Ve bu gün % 32,5 la, Bu Anayasayı Değiştirme Yetisini Kendinizde Nasıl Görüyorsunuz ?
5.) 28 Şubat çı Çevik BİR Danışmanınız Değilmi ?
6.) 24 Nisan cı Yaşar BÜYÜKANIT a Devlet Yüksek Onur Madalyası Vermedimi Recep Bey ?
Gidin 28 Şubat ın, 24 Nisan ın Hesabını sorun Önce. . .
Kimin Eli ? Kimin Cebinde ?

Bilelim. . .
Ve 12 Eylül ü sonra Sorugulayalım, Yargılayalım Tabii ki !
Birisi @ 20.08.2010 13:23:00
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk