Referandum çalışmalarınızdan bahsedin biraz. Nasıl gidiyor çalışmalarınız?Biz anayasa değişikliği sürecini en başından beri takip ediyoruz. Yapılan değişikliğin, madde madde neler getirdiğini, biz aylar öncesinden bütün toplantılarımızda, danışma meclislerimizde, ilçelerimizde tartışıyoruz, partililerimizle de paylaşıyoruz. Şimdi, Genel merkezimizin ortaya koyduğu takvimle çalışmalarımızı sahaya yayıyoruz. Teşkilatlarımız, milletvekillerimiz, ayrıca 300 demokrasi elçimizle birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ramazan ayı itibariyle çalışmalarımıza daha bir hız kazandırarak, her gün 5 milletvekilimiz 5 ayrı yerde vatandaşımızla buluşacak. Büyükşehir belediye başkanımız ve ben de, bu toplantılara dönüşümlü olarak iştirak edeceğiz.
Toplantılarınız da nelerle karşılaşıyorsunuz? Vatandaş ne diyor?Biz vatandaşımızın sağduyusuna güveniyoruz. Her ne kadar içeriğiyle ilgili detaylı bir bilgiye sahip olmasa da, evet demeyenlerin nasıl bir üslup ve ne tür argümanlarla kendilerine geldiklerini görünce, kararlarını veriyorlar. Tavrını ve kararını hayır diyenlere göre belirleyenler var. Biz de, halkımızla her buluşmamızda, bu değişiklik paketinin neler getirdiğini, ülkemize nasıl yarar sağlayacağını anlatıyoruz. Özellikle, 12 Eylül'de oylanacak bu paketin, partiler üzerinde bir mesele olduğunun altını çiziyoruz.
Hayır diyenlerle karşılaştığınızda ne diyorsunuz?Hayır diyenlerin büyük bir kısmında, tepkisel bir durum söz konusu. İdeolojik bakış açısı, mevcut iktidardan küçük bir noktada veya yerelde basit bir mesele yüzünden gösterilen tepkisellikler nedeniyle yer yer, hayır diyenlerin olduğunu görüyoruz. Ancak baştan beri daha büyük bir kesimin bu değişikliğe müspet baktığını biliyoruz. Bununla birlikte vatandaşlarımız, değişikliklerin hayatımıza katacağı yeni imkanları öğrendikçe "evet" tercihine doğru hızlıca kaymaya devam ettiğini gözlemliyoruz. Özellikle, vatandaşımızdan eski ve yeni metni karşılaştırmasını istediğinizde de genelde fikirlerinin müspet istikamette değiştiğini görüyorsunuz. Doğrular anlatıldıkça vatandaşımız çok hızlı bir şekilde meseleyi sahipleniyor. Körü körüne "hayır" diyenlerin ele avuca gelmez anlatımları da elbette bizim işimizi kolaylaştırıyor. Biz olanca gücümüzle bu reform paketini anlatmaya devam edeceğiz. Çünkü doğrunun ve gerçeğin söylenmediği yerde; yalan, iftira ve dedikodu hakim oluyor. Bunlar da, duygusal ve tepkisel davranışlara yol açıyor.
Muhalefet böyle mi ‘hayır' topluyor?Bilgi niyetine millete yalan ve çarpıtılmış her türlü dedikoduyu iftirayı sunarak -aslında sundukları şeylerin hiç biri değişikliğe yönelik değil- Türkiye'de yaşanan bazı siyasi gelişmeleri kullanarak iktidarı yıpratmaya çalışıyorlar. Referandumda bu siyasi malzemeleri kullanıyorlar. Bunu yaparken öylesine sorumsuz davranıyorlar ki, terörün de ekmeğine yağ sürüyorlar. Bizim bin yıldır yaşattığımız birlik, beraberlik ve kardeşlik iklimini zedeleyecek laflar kullanıyorlar.
Bu noktada Münir Kutluata'nın açıklamalarını sorayım size…Bu şekilde davranarak, bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüklerden birini yapıyorlar. Birleştirmek, barıştırmak yerine ayrıştırmak ve çatıştırmaya çalışıyorlar. Çünkü bugüne kadar yürüttükleri siyasetin zemini ayrıştırma ve çatıştırmaya dayanıyor. O zemin altlarından kaydığı zaman, siyaset yapacak zemin bulamama endişesi içerisindeler. Bugüne kadar Türkiye'nin temel meseleleri üzerinden siyaset yapanlar, bu meselelerin çözümü için siyasi irade ortaya koymaktan kaçındılar. Her seçimde de bu meseleleri öne sürerek milleten oy istiyorlar. Ancak milletimiz, muhalefet etmek için muhalefet etme, şeklindeki eski tarz siyaset biçimine artık pirim vermiyor.
Sizin farkınız ne?Biz bunun böyle olmadığını gösteriyoruz. Biz yapamayacağımız şeyi söylemeyiz. Biz milletin derdiyle dertleniriz. Sandıkta başarılı olmanın, sadece ve sadece halkımızın yanında olmaktan geçtiğini iyi biliriz. Bunun için teveccühü sadece halkımızda ararız, başka yollara başvurmayız. Daha fazla iktidarda kalalım diye de bu ülkenin geleceğini ipotek altına almayız. Bizim siyaset anlayışımız budur.
Sanki bir korku imparatorluğu kuruluyor. Peki siz, değişiklik paketine karşı çıkanların, hayır gerekçelerini anlayabildiniz mi?Neye hayır dediklerini kendilerini de bilmiyorlar. Yüce Divan diyerek korku salmaya çalışıyorlar. Bunlar popülist söylemler. Maalesef, argüman bulamadıkları için tartışmayı normal zeminin dışına çekip sokak kavgasına dönüştürüyorlar.
Sakarya'da evet çıkacağına inanıyor musunuz?Kesinlikle. Biz milletimizin sağduyusuna güveniyoruz.
Peki Sakarya için bir tahmin istesem?Yüzde 65'in altında çıkacağını sanmıyorum.
14 Ağustos'ta Başbakan Erdoğan geliyor…Evet, 14 Ağustos'ta, inşallah sayın Başbakanımız şehrimizde olacak ve Sakaryalılara hitap edecek. Teşkilat olarak bizim için çok önemli bir gün olacak. Elbette, bugüne kadar düzenlediğimiz mitinglerde edindiğimiz tecrübelerimiz var. Hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Duyuru noktasında bütün çalışmalarımızı tamamladık. Vatandaşımıza da, özellikle dinlemek isteyenlere de, ramazanın ilk tatil günü, ilçelerimizden ulaşım sağlayacağız. Referandum çalışmalarımız arasında en önemli aktivite olarak düzenlenecek bu mitingi teşkilatlarımız için de ayrı bir moral olacağını ve bu mitingin Sakarya için de bir dönüm noktası olacağına inanıyorum.
Çok sıcak olacak, meydanı doldurabilecek misiniz?Miting günü için hava durumunu sürekli kontrol istiyoruz. Sıcak elbette bir handikap ama Sakaryalı vatandaşlarımız Başbakanımızı çok seviyor. Başbakanımız da, her zaman Sakarya'nın gönlünde ayrı bir yeri olduğunu belirtiyor. Bu sebeple meydanın dolacağını düşünüyorum. En son 25 Ocak'ta Şen Piliç Lisesi'nin açılışında ilçelerimizde diz boyu kar varken önünde greyder arkada otobüs gerçekten çok zor şartlarda insanlarımız sayın Başbakanımızı dinlemeye geldiler.
Referandumda ‘evet' çıkarsa, temelde ne değişecek?Bu değişiklik paketi; en önce temel hak ve özgürlükleri ve kişisel hürriyetleri anayasal güvence altına alıyor. Ayrıca ülkenin demokratik standartlarının çok daha yükseklere çekilmesini sağlayacaktır. Aynı zamanda, çağdaş normlara sahip hukuk devletini güçlendirecektir. Ve devletin bütün kurumları ve siyaseti tabi sınırlarına çekilmiş olacaktır. Yine, kendilerine çizilmiş sınırların dışına çıkarak, siyaseti yönlendirmeye, bu milleti yönetmeye çalışanların bir takım yapılanmalarla zaman zaman krizler çıkararak iktidar değiştirme gayretinde olanların önüne geçilecektir. Evet çıktığı taktirde, bir daha hiç kimse darbe planı yapamayacaktır. Gönül isterdi ki, mecliste bulunan bütün siyasi partilerin ortak çalışmasıyla bu değişiklikler hazırlansın, ama olmadı.
Sizce temelinde ne yatıyor bu davranışın?Bundan önceki yıllarda, diğer siyasi partiler de 82 Anayasası'nın değişmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Bugün gelinen noktada, direnmelerinin tek sebebi değişikliği AK Parti'nin hazırlamasıdır. "AK Parti yapmasın" diyorlar, başka bir şey demiyorlar. Kedi uzanamadığı ciğere mundar der ya; işte onlar da yapamadıkları anayasa değişikliğine evet demiyorlar. Sorumsuzca davranıyorlar. Siyasi ikbal için, hala eski muhalefet tarzlarını devam ettiriyorlar. Vatandaşlarımız bunların hepsini görüyor, halkımız herşeyin farkında.
Bu noktada sivil toplumun performasını sormak istiyorum…Biz her zaman, referandumun bir parti meselesi olmadığını, Türkiye'nin meselesi olduğunu söylüyoruz. Türkiye'nin geleceğini etkileyecek çok önemli bir değişiklik olduğunu vurguluyoruz. Gönül isterdi ki, sivil toplum da bu konuda daha güçlü bir irade ortaya koysun. Sivil toplum örgütlerimiz, derneklerimiz, odalarımız, vakıflarımız, isterdik ki, en azından doğru bilgiyi vatandaşa ulaştırmaya gayret etsinler.
Taraf olmaktan mı korkuyorlar?Maalesef, muhalefet partilerinin mecliste ortaya koydukları tavır, bunun alt yapısını oluşturdu. Türkiye'ye büyük katkı sağlayacak bir meseleyi, taraf haline getirerek, takım tutar gibi bir tavır içerisinde bulunarak, bugün değişikliklere ‘Evet' demenin, AK Parti'ye evet demek anlamına geldiğini toplumun bilinçaltına işlediler. Ama mesele, AK Parti'nin meselesi değildir. Mesele, Türkiye'nin meselesidir, geleceğimizi ilgilendiriyor, çocuklarımızı ilgilendiriyor. Sivil toplum kuruluşlarımızdan beklentim, üyelerini bilgilendirme görevlerini yerine getirerek, en azından eski ve yeni metni karşılaştırmalı bir şekilde üyelerine ulaştırmalıdır.
Uncuoğlu'ndan ‘evet' gerekçeleri!Partimiz tarafından bastırılan bir kitapçığımız var. Anayasa Değişikliği'ne ‘Evet' demek için 40 nedenin bulunduğu bu kitapçıkta bütün bunlar detaylı bir şekilde anlatılıyor. Ben burada sizlere kısaca birkaç başlığı aktarayım; ‘Evet' demenin neye evet olduğunu anlaşılabilmesi için;
- Bu paket, dezavantajlı kesimler olan; kadınlarımız, çocuklarımız, özürlülerimiz, yaşlılarımız, şehitlerimizin dul ve yetimleri ve gazilerimizin, her alanda avantajlı olmalarını sağlıyor. Mağduriyetler ortadan kaldırılıyor.
- Kişisel verilerin ancak kanunlarla öngörülen hallerde veya kişilerin açık rızası ile işlenebilmesinin yolu açılıyor. Yani fişleme ortadan kalkıyor.
- Yüksek Askeri Şura kararlarıyla ordudan atılan insanlar mahkemelerde haklarını arayabilecekler. Bugüne kadar haklarını aramak gibi imkanları yoktu. Şimdi en azından bu insanlar, senelerini verdikleri mesleklerinden hangi gerekçelerle uzaklaştırıldığını bilebilecekler.
- Mahkemeler ‘yerindelik denetimi' yapamayacak. Mahkemeler, kendilerini zaman zaman bakanlığın, belediyelerin yerine koyarak kamu yararını öne aldığını belirterek yerindelik denetimi yapıyordu. Bu konuda mağduriyetler ortadan kalkacak.
- Askeri mahkemelerin görev alanı, asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlarla sınırlandırılıyor. Aynı zamanda sivil vatandaşların da askeri mahkemelerde yargılanmasının önüne geçiliyor.
- Anayasa Mahkemesinin yapısı değiştiriliyor. Gelişmiş ülkelerdeki gibi çağdaş ve geniş katılımlı bir şekle dönüştürülüyor.
- Vatandaşlarımızın Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunma hakları olacaktır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne en çok bireysel başvuru yapan ülkelerden biriyiz. Bundan böyle artık, Türkiye'nin tüm dünyada oluşan insan hakları imajına önemli bir katkı sağlayacaktır bu madde.