Şehri üniversiteden yöneteceğiz

SAÜ Rektörlüğü için adaylığını açıklayan Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Sami Şener iddialı konuştu..

SAÜ Rektörlüğü için adaylığını açıklayan Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Sami Şener:SAÜ Rektörlüğü için adaylığını açıklayan Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Sami Şener: Sakarya Üniversitesi, şehrimizin geleceğini planlamada "öncü bir rol" üstlenecek. Öncelikle Sakarya'nın veri tabanını hazırlayarak, öncelikli ve önemli projeleri çalışma programımıza alacağız.

Türkiye'de bulunan devlet üniversiteleri arasında SAÜ'nün yerini nerede görüyorsunuz?

Sakarya Üniversitesi, Türkiye'deki devlet Üniversiteleri arasında ilk on içinde yer alan ve alt yapısı ve teknik donanımlarını karşılamış büyük üniversitelerden biridir. Öğretim üyesi açısından da İstanbul'un ilk üçü içinde yer alan Yıldız Üniversitesi kadar öğretim üyesi bulunuyor. Bu tablo, her ne kadar iyi bir görüntüye sahipse de, olayın öğrenci boyutuna baktığımızda, öğretim üyesine düşen öğrenci sayısı itibariyle, oldukça sıkıntılı bir manzara ortaya çıkıyor. Sakarya Üniversitesi, Öğretim Üyesi niteliği itibariyle de nitelikli Üniversitelerimiz arasında yer alıyor ama bu konu da, durağan bir özellik olarak açıklanamaz. Çünkü, öğretim üyelerinin etkinliği ve proje ortaya koyabilme açısından olaya baktığımızda, mevcut öğretim üyesi potansiyeli ile ortaya konulan çalışmalara bakılınca, daha iyi neticeler almamız gerekir diye düşünüyorum.

Sizce SAÜ'nün öne çıkan ne gibi bir özelliği var?

Sakarya Üniversitesi, özellikle Türkiye'nin iki büyük merkezi olan İstanbul ve Ankara arasında bulunan, stratejik bir konuma sahiptir. Buna, Kocaeli gibi çok önemli bir sanayi şehrini de ilave ettiğimizde, karşımıza çok zengin fırsatların varolduğu bir bölge çıkıyor. Sakarya, her üç dinamiği de kullanabilecek imkan ve potansiyele sahiptir. Umuyorum, önümüzdeki dönemlerde Sakarya, kendi Anadolu'ya uzanan çevresi ile Tarım ve Ormancılık açısından verimli ve münbit bir interlanda sahip bulunmaktadır. Ayrıca, Sakarya; farklı gelenek ve yapı özelliklerinden gelen çeşitli toplum gruplarının yaşadığı bir bölgedir. Bu açıdan Sakarya Üniversitesi; ekonomik, turizm, teknoloji, eğitim, kültür ve sosyal ilişkiler açısından çok dinamik çalışma alanlarına sahip bulunmaktadır. Bütün bu niteliklerin, topluma bilgi ile yön verecek bir Üniversite tarafından değerlendirilmesi ve bunlardan katma değerler üretilmesi güzel bir imkan olmaktadır.

SAÜ, bugüne kadar olumsuz bir çok olayla anıldı şehirde. 28 Şubat sürecinde çok ciddi sıkıntılar yaşandı. O sürecin bugün hala yaşandığı dillendiriliyor zaman zaman. Katılır mısınız?

Türkiye'deki olağanüstü dönemler ve demokrasinin askıya alındığı zaman dilimleri, herkes için ve her bölge için sıkıntılar oluşturmuştur. Avrupa Birliği'ne doğru entegrasyon hazırlığı içinde olan bir ülke olarak, darbeleri ve olağanüstü dönemleri hatırlamak istemiyoruz. Özellikle, bu gibi etkilerin üniversite gibi bir bilim ve araştırma kurumunda etkisi olmaması gerekirdi. Siyasi veya ideolojik yönelişler, birbirimizi dışlamamıza yol açmamalı, farklı bakış açılarını gündeme getirmekle yetinmelidir. Şüphesiz, o dönemlerin acıları hala hafızalardadır. Ama, şahsen; bundan sonra ileriye bakmamız gerektiğini ve hep birlikte güzel bir geleceği nasıl inşa etmemiz gerektiğini düşünmemiz, bizim için daha yararlı olacaktır. Ben, 28 Şubat ve benzeri süreçlerin günümüzde etkisi olmadığını ve olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Rektör Mehmet Durman'ın görev süresi doluyor. Nasıl değerlendirirsiniz görev süresini? Başarılı buluyor musunuz? Sizce iyi yönetildi mi?

Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü kurumsal bir makamdır ve bizce, o makamdaki herkes saygıya layıktır. Sayın Prof.Dr.Mehmet Durman, sosyal ilişkileri ve iyi niyetli yaklaşımı ile Üniversitemize bir farklılık getirmiş ve Üniversite'nin dış ilişkilerine ivme kazandırmıştır. Onun yapamadıkları veya yapmaya imkan bulamadıkları konuları da, mutlaka yeni gelecek yöneticiler tamamlamaya çalışacaklardır. Bizim kültürümüzde, kişiler hakkında iyi konuşulma esastır. Kendisine çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum.

Sizce Sakarya Üniversitesi'nin en büyük eksiği nedir, ya da eksiklikler?

Bir kurumun eksikliği, o kurumdan beklentilere göre değişebilir. Dolayısıyla göreceli bir olaydır. Bazen sizin bakış açınızda olması gereken faktörler, başkaları tarafından fark edilmeyebilir ve siz onu kınamak yerine, kendi hedeflerinizi gerçekleştirmeye kalkışırsınız.
Yani ben, Sakarya Üniversitesi'nin eksiklikleri yerine, benim ve arkadaşların ufkunu size birkaç cümle içinde sunmaya çalışacağım. Bu konuları, rektörlük sitemizde "Üniversite Vizyonu" başlığı altında açıkladık. Öncelikle; Üniversitemizde öğretim üyelerinin kurumsal bir kültür etrafında kaynaşmaları ve dayanışma içine daha fazla girmelerinin gereğine inanıyorum. Yani, kurumsal hedefler ile kişisel hedefler kesişmeli ve kişisel beklentilerle; kurumsal beklentiler örtüşmeli. Bunun sağlanabilmesi için, iyi bir iletişim sisteminin varlığı gerekiyor. Bunun için, bazı kurumsal sistemlerin oluşturulması gerekli.
İkinci olarak; Üniversite, kurumsal bir kimlik anlayışını ve sistemini kendi iç bünyesinde gerçekleştirmelidir. Kurumsal yapılarda, kişilerin beklentileri ve isteklerinden çok; tüm kurumdaki insan kaynaklarının talep ve istekleri hedefler bütünü içinde yer alır ve gerçekleştirilir. Yani, günlük ihtiyaç ve taleplere göre değil de, köklü istek ve ihtiyaçlara cevap verebilecek bir sistem kurulur.
Üçüncü önemli konu da, Sakarya şehrinin ve bölgesinin dinamikleri dikkate alınarak bilimsel ve araştırma çalışmalarının planlanması olayıdır. Bu konu için de geniş bir veri tabanı oluşturmak ve bu çerçevede bölgesel öncelikleri Üniversite çalışmaları içine dahil etmek gerekiyor.

SAÜ'nün akademik kadrosunu nasıl buluyorsunuz? Bilimsel yayınlar sizce yeterli mi?

Sakarya Üniversitesi Akademik kadrosu, iyi bir seviyededir. Fakat, yukarıda da söylediğim gibi, bilimsel yayınlar bakımından mevcut potansiyelin altındadır. Burada, özellikle öğrenci sayısının fazlalığının bu duruma olumsuz etki yaptığını belirtmek gerekiyor. İkinci husus ise, bilimsel çalışmaların, kurumsal bir destek görme noktasında yeterli olmayışı belirtilebilir. Bazı Üniversitelere bakıldığında, bilimsel çalışma desteği düşük seviyede kalmaktadır. Özellikle yurt dışındaki sempozyumlara katılma konusunda, bütçe imkanları yetersiz seviyededir. Bizim programımızda, yurt dışı sempozyumlara katılma konusunda, ciddi bir bütçenin ayrılacağı belirtilmiştir.

Akademisyenlerle ilgili Sakarya'nın uzağındalar. Fildişi kulelerinde yaşıyorlar eleştirilerine ne dersiniz?

Akademisyenlerin Sakarya şehrinin konularına ve problemlerine uzak olduğu konusunda yaygın bir kanaat var. Bu husus; sadece Üniversite ve Öğretim Üyelerinin değil, aynı zamanda onların paydaşları dediğimiz Belediye, Sivil Toplum kuruluşları ve en önemlisi Sanayi ve Ticaret Odası gibi kuruluşların işbirliği konusundaki yaklaşımları ve sistemli çalışmamasından kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Aslında, bu adı geçen kuruluşların birlikte bir "Makro Plan" koymaları ve bu planının kendilerine ait yönlerini yerine getirmeleri gerekiyor. Elbetteki burada ciddi bir koordinasyon faktörü de olmalıdır. Bu koordinasyonu üniversitenin sağlaması lazım.

Rektörlük için adaylığınızı açıkladınız? Neden Rektör olmak istiyorsunuz?

Rektörlük adaylığımı yaklaşık iki ay önce açıkladım. Bazıları erken diyor ama, ben; özellikle bu konunun gündeme girmesini ve tartışılmasını istiyorum. Öncelikle, üniversitenin kuruluşunda bulundum ve 1978'den beri üniversitede bulundum. Bir süre ayrı kaldıysam da, bu ayrı kalış; piyasanın ve pratik çalışma deneyim konusunda yeni bilgi ve ufuk sahibi olmama yardımcı oldu. Bugün; Rektörlük gibi önemli ve stratejik bir göreve gelmeyi arzu etmemde, üniversite içi ve dışındaki dünyanın birikimlerini bir araya getirebilme gücünü kendimde bulduğumdandır. Rektör olmak, benim için; çalıştığım kurumu daha ileri götürebilmek, öğretim üyelerine yeni imkanlar sunabilmek ve Sakarya'ya yeni ufuklar açabilmek düşüncesinden kaynaklanıyor. Organizasyon tecrübem ve sosyal ilişkiler konusundaki yatkınlığım; rektörlük sorumluluğunu kıymetli Öğretim üyesi arkadaşlarımla birlikte mümkün olan en az problemle yürütebilme fırsatı sağlayabilecektir.

Bir ekip çalışması yürüttüğünüzü biliyoruz. Kimler var ekibinizde?

İki buçuk aydır, sürekli artan bir öğretim üyesi desteğine sahip olduğumu ifade etmek isterim. Bir çalışma ekibim var. Fakat, üniversiteyi yönetme konusunda; her Öğretim üyesi benim çalışma grubumun birer üyesidir. Şu an için belirlenmiş bir yönetim kadrosu yok. Bu konuda, sitemizde belirttiğimiz gibi " Değişim ve Birlikte Yönetim" ilkesiyle hareket etmek düşüncesindeyiz.

Rektörlük için çalışmalarınız üniversite dışında da yürütüyorsunuz. Örneğin basın kuruluşlarını, STK'ları ziyaret ediyorsunuz. Bununla ne hedefliyorsunuz?

Rektörlük çalışmasını sadece üniversite içi bir konu olarak görmek mümkün değil. Daha önce de belirttiğim gibi, en önemli konularımızdan biri; Sakarya'nın kurumları ve halkı ile kaynaşmak ve ortak platformlarda çalışmaktır. Bunun yolu da, özellikle yerel basın ve yayın ile Sivil toplum kuruluşlarından geçiyor. İkinci bir husus ise, yerel basın ve STK'lar, bulundukları toplumun aynası durumundadırlar. Onlarla yaptığımız görüşmelerde, Sakarya'nın nabzını tutmuş oluyor ve üniversiteye ne gibi roller düştüğünü anlamaya çalışıyoruz. Yani, bilgi ve deneyimlerinden faydalanmak gibi önemli bir katkıları oluyor bize.

Nasıl gidiyor Rektörlük çalışmalarınız? Üniversite kadrolarından destek görüyor musunuz?

Rektörlük çalışmalarımız iyi ve verimli gidiyor. Üniversite Öğretim Üyelerinin bir bölümünden destek alarak böyle bir göreve aday oldum. Bu desteğin gün geçtikçe artacağına inanıyorum. Umuyorum; Öğretim üyeleri de, kendi varlıklarının ve düşüncelerinin üniversitemizin geleceğinde ne kadar önemli olduğunu fark ederek, geleceği iradeleriyle belirlemeyi önemsiyorlardır.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile adaylığınız hakkında görüştünüz mü? Nasıl geçti görüşmeniz? Neler konuştunuz? Adaylığınızla ilgili bir şey söyledi mi?

Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül beyefendi ile, bir grup Öğretim Üyesi arkadaşımızla birlikte Sakarya Üniversitesi'nin bilimsel, akademik, proje ve Sakarya eksenli gelişme trendleri hakkında fikir alış verişinde bulunduk. Bu ziyaret, rektörlük seçimleriyle ilgili değildi ve daha önceden kendisiyle görüşmemizde dile getirilen bir konuydu. Oldukça faydalı oldu. Üniversitelerimizin ve Öğretim üyelerimizin genel problemlerini kendilerine sunma imkanını bulduk. Kendisi de büyük bir ilgi ve anlayış ile konuları dinleyerek, isabetli değerlendirmeler yaptı.

Üniversite ve Sakarya bütünleşmesi ile ilgili projeleriniz olduğunu okuduk haberlerden. Ne tür projeler bunlar?

Bu projeleri önemli ve ana başlıklarıyla şöyle belirtebilirim:
Üniversitemiz, öncelikle Sakarya'nın veri tabanını hazırlayarak, Sakarya için öncelikli ve önemli projeleri çalışma programına alacaktır.
. Üniversitemizin yönetim politikasının oluşumunda, tüm legal ve yerel toplulukların görüşleri önemli bir yer tutacak ve Sakarya Üniversitesi, Sakarya şehri'nin geleceğini planlamada "öncü bir rol" üstlenecektir.
. Sakarya'nın kalkınmasında ve ekonomik kaynaklarının değerlendirilmesinde bir "Makro Plan" hazırlının koordinasyonunu üstlenecektir.
. Sivil toplum kuruluşlarının imkan ve projelerini, Öğrencilerimiz ve Öğretim üyelerimiz ile paylaştırıcı bir organizasyon ve işbirliği çalışması başlatılacaktır.

Nasıl bir üniversite hayal ediyorsunuz? Eğer Rektör olursanız, görev sürenizin sonunda nasıl üniversite olacak?

Üniversitemizi; yerel ve ulusal değerleri birlikte benimseyen; bilimsel çalışmaları, insan odaklı bir mantık ile gerçekleştiren ve Öğretim üyelerimizin desteğiyle "Model bir Üniversite" haline getirmeyi ümit ediyorum. Elbette bu iş; tüm toplumsal grupların, kamu güçlerinin ve Sakarya halkının da ortak çabalarıyla başarılacak bir olaydır. Her önemli çalışma gibi, bir üniversiteyi ileri bir noktaya ulaştırmak, ortak bir çaba ile gönüllerin bir hedefe yönelmesiyle mümkün olabilecektir. Ama, bir rektör adayı olarak "çok hızlı bir koşu" için hazır olduğumu söyleyebilirim.




Haber Tarihi : 21 Haziran 2010 Pazartesi
Bu haber 557 kere okudu
UYARI: Kullanıcıların sitede beyan edeceği her türlü fikir ve düşünce tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişinin görüşleridir ve yorum yapan kişi yasal sorumludur. Medyabar Multi medya haber hizmetleri yapılan yorumlardan yasal sorumlu değildir. Suç teşkil edecek, hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu habere yapılan yorumlar

Hocamızı yıllardan beri yaptığı güzel çalışmalarıyla hem belediyelerde hemde üniversite de tanıma fırsatım oldu.Onun karakteristik özelliği şu ana kadar geldiği makamların arkasına sığınıp mazlumu ezdirmemesi ,hak ve adalete her olduğu kurumda sahip çıkmasıdır.Bu yüzden hem Sakarya halkı hemde Sakarya üniversitesine büyük hizmetler edeceğine inancım tamdır.Kamuoyunda da görüldüğü gibi Merhum Prof.Dr.Sebahattin Zaim hocamızın ardından onu takip eden bir değerli şahsiyettir Sn Şener.Şimdiden bu aldığı kararda başarılar dilerim hayırlı olsun Hocam.
Ferhat Tekin @ 03.07.2010 17:36:00
Rektör'ü öyle veya böyle seçeriz. Sorun olmaz.
Ama bir sorun var.
Şeker Fabrikası elden gidiyor. Şeker Fabrikası'ndaki harcamalar mercek altına alınmalı. Yöneticilerin gardroplarından uttun da altlarındaki arabalar, akraba ve yeğenleri ile çocuklarının durumları dikkate alınmalıdır..
Şeker'de paralar har vurulup harman saçımlıyor.
Taksi hatları, dolmuş hatları alınıyor.
Uyumayın.
Uyursanız Şeker elden gidecek!!!!
Ey milet uyanın...
Hamdi Beylice @ 25.06.2010 18:32:49
Kartal Kaya'nın isteklerine;

*Lojman saltanatına 5 yıl süre koyacak mısınız?

*Şehirde evi olanı, 2 ev kullananı,kendi evinini kiraya vererek rant peşine düşenlere dur deyecek misiniz..
Yurt dışında dini sembollerin yasaklanması bir yere kadar da,benim ülkemde,Kampüs içinde,hoperlörlerin cami içine dönük olmasından ezan sesinin kısıtlanmasını doğru bulmuyorsanız?
gibi şartlarda eklenebilirdi..
Emir Aciz @ 24.06.2010 10:02:19
sayın boydak,
böylesi yok diyobiliyor musunuz..?
kimse ... edilmez..... olmak kimsenin elinde değil..fakat çıkar için araştırmıyorsa araştiryor yazmıyorsa ona ben herşey derim bu şehirde hangi yolsuzluk çıkarmış üstüne gitmiş basını alkışlarım..ben .
bu söze böyle anlam ver..takılıp kalma..asıl beyinsiz her şeye dört dörtlük gibi bakanlardır..alemde iyi lerde var kötülerde..Şu şehre çulsuz gelenler..giderken nasıl gittiler basın yazı dizisi yapsın..gücü yeter mi? güç senalırsan sesin gür ve yürekli..
eski adap ahlak var mı?
Biz mazlumdan yana çalışanın yanındayız..Allah razı olsun cümlesinden deriz..yorumları eleştirel bakacaksın..herkes dürüstlüğü arayacak iyiye koşacak hep beraber kazanacağız..başkada amacımız yok böyle biline...
kartal kaya @ 22.06.2010 18:49:30
Şu basını doyuracak mısınız sözüne takıldım.
Yarabbi, şu memlekete 3 kuruş faydası olan bir tek basın kaldı onu da afedersiniz ama piç eteye çalışıyoruz!..
Basına bu yaftayı asmaya çalışanların lanetliyorum. Sakarya basınının onurlu çalışanlarına da bu beyinsizlire aldırmayın diyorum..
İsmail Boydak @ 21.06.2010 18:50:35
*Ekibini sık sık denetleyecek,hata yapanları ayıklayabilecek misin?
*Yanlışları yazmasın diye basını doyuracak mısın?
*şu an görevde bulunan hala biz olmazsak olmaz havasında olan tepelerdekiler haddini bildirerek,kendilerine gelmelerine yardım edecekmisin?
*İnansın inanmasın herkese adil davranacak,zulüm etmeyecek misim.?
*Paylaştırırken eşitliğe dikat edecek,dönüşümlü herkesin faydalanmasına dikkat edecek misin?
*Arsızı hırsızı ve becereksizi makamlarda tutmayacak mısın?
*Nefs herkeste var,makamların imkanlarının kişiliğini değiştirmemesi için;şu anda ki manevi yaşantını daha çok ibadet ve nasihatla süslemeye çetin bir nefs savaşına kararlımısın?
Buyur hocam muhterem kardeşim..yolun açık olsun.
selam ve saygılar
kartal kaya @ 21.06.2010 15:23:14
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk