Sakarya spor'daişletmeciliği
alanında marka olabilir Yerel yönetimler, spora destek olmalı mı? sorusunun peşine düşerek Sakarya Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda bulduk kendimizi. Antrenörlük Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Kolukısa'ya yönelttik sorularımızı… Kolukısa'ya göre, belediyeler, kendi bölgelerine has branşlarda kulüpler kurarak, yarışmalara katılabilir. Hatta bu konuda marka olabilir, dünya tarafından tanınabilirler. Kolukısa, "Sporun her branşında önemli isimler yetiştirmiş Sakarya, spor işletmeciliği ve organizasyonu faktörlerine bakıldığında ilk sırada yer alması gereken bir il konumundadır" diyor…
* * *
Hocam, yerel yönetimler spora destek vermeli mi?Belediyelerin kuruluş amacı, sınırları belirlenmiş alan içerisinde yaşayanların ihtiyaçlarını karşılamaktır. Doğumdan ölüme kadar diyebiliriz. Günümüz anlayışında, halkın boş zamanlarını değerlendirme, sağlıklı yaşam sürme gibi ihtiyaçlarını karşılamak da vardır. Spor da bir sosyal faaliyettir. Dolayısıyla, belediyeler sosyal faaliyet ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar.
Ne tür hizmetler olmalı bunlar?Belediyeler sonuçta kamu görevi yapmaktadırlar. Spora iki şekilde katkı sağlayabilirler. Bunlardan ilki, belediye sınırları içinde yaşayan tüm halka, yaşan boyu egzersiz alanı ve imkanı hazırlamaktır. İkincisi ise, şehirde yaşayan genç nesillere elit spor yaptırmak için kulüp ve takımlar kurabilirler. Halkına her aşamada hizmet etmek istiyorsa, sportif faaliyetlere destek vermelidir. Yürüyüş yolları, yüzme havuzları, sokak basketbolu sahaları, voleybol turnuvalarını, deniz kenarındaysa plaj volaybolunu örnek verebiliriz. Bu sayede belediyeler, sportaf alanlardaki hizmetlerle halk tarafından sempati toplarlar. Ama Almanya'daki gibi yasal bir zorunluluk yok. Almanya'da belediyeler kulüp kurarlar, yarışırlar. Ama Türkiye'de böyle bir sistem yok.
Ülkemizle diğer ülkeleri karşılaştırırsak, neler söylersiniz?Yurtdışında belediyeler, yapılan hizmetleri devam ettiriyorlar. Bir sistem var, kim gelirse gelsin, o sistemi yürütüyor. Bizdeki ise, sisteme değil, kişilere bağlı bir şekilde yürütülüyor. Belediyeler, pilot bölgelerde kendine özgü branşlarda spora yatırım yapılıyor. Her alana açılırsanız masrafı artar. Spor masraflı bir iştir. Sporu da iki şekilde değerlendirmek gerekiyor; Yarışma sporu ve boş zamanları değerlendirme rekrerasyon faaliyeti veya sağlık için egzersiz şeklinde organize edilebilir.
Siz hangisini öneriyorsunuz?Yukarda belirttiğim iki yöntemde bir belediyenin imkanları düzeyinde yapması mümkünüdr ama bizim bazı belediyelerimiz spor klüpleri oluşturken bölgesinde yaşıyan insana yönelik değil dış transfere açık daha çok masraflı yolları deniyor. Belediyelerin en önemli misyonu tesisleri yapmak ve genç nüfusa spor yaptırmak olmalıdır. Elit seviyede spor organizasyonu ekonomik gücü yüksek ve federasyonlar organize etmelidir. Daha doğrusu alt yapı çalışmaları olarak spora başlatma ve sporcu sayısını çoğaltma görevi üstlenmelidir.
Peki kulüpler?Baktığımızda, Türkiye'de bir çok belediyenin neredeyse her branşta farklı kulüpler kurarak, yarıştığını görüyoruz. Futbol Birinci Ligi'nde de, basketbolda da, karatede de belediye sporcularını görüyoruz. Burada dikkat çekmek istediğim, belediyelerin halka yönelik rekreasyon alanları yapmasının yanı sıra, kendi gençlerine yönelik kulüpler kurarak yarışmalara katılmasıdır. Az önce de söyledim. Belediyeler, kendi bölgelerine has branşlarda kulüpler kurarak, yarışmalara katılabilir. Hatta bu konuda marka olabilir, dünya tarafından tanınırlar. Burada tabi tartışmalar ortaya çıkıyor. Belediyeler kendi sporcularını mı yetiştirmeli? Yurtdışından transfer mi yapmalı?
Siz hangisini savunuyorsunuz?Ben belediyelerin, gerekli alt yapıları sağlayarak kendi sporcularını yetiştirmesi gerektiğini savunuyorum. Dünyaca ünlü sporcular, antrenörler yetiştirdik. Bizim 25 milyon gencimiz var, neredeyse Yunanistan'ın iki katı kadar. Sporun yönetiminde bulunan insanlar, işin kolayına kaçıyorlar. Etiyopya'dan atlet, Dağıstan'dan güreşçi, Özbekistan'dan boksör alıp polonyadan yüzücü, çinden masa tenisci getirmekle olmaz Bu günü kurtarmaktır..
Sakarya'nın durumunu nasıl buluyorsunuz?Sakarya'nın nüfusuna ve yapısına baktığımızda, spor yapmak için elverişli alanlar göremiyorum. Her türlü genetik ve ırki yapıyı bünyesinde barındıran bir kentte yaşıyorsunuz. Çünkü sporda genetiğin önemi çok büyüktür. Ayrıca Sakarya, her branşta dünyaca ünlü sporcular yetiştirmiş şehirdir. İngiltere'de futbol oynayan Tuncay Şanlı'dan, motor sporlarında dünya birincisi Kenan Sofuoğlu'ndan, bilardoda bir numara Semih Saygıner'den bahsediyoruz. Benim spor yaptığım dönemlerde de, Sakarya çok etkindi. Güreşte Hakkı Başar ve Erol Kemah gibi isimleri yetiştirmiş bir kent Sakarya. Sakarya spor işletmeciliği ve organizasyonu faktörlerine bakıldığında ilk sırada yer alması gereken bir il konumundadır.
Hangi adımlar atılabilir?Sakarya'nın nüfusu her branştan sporcu yetiştirecek bir potansiyele sahip. Çünkü farklı genetik özelliklere sahip ırkların bir arada yaşadığı bir şehir burası. Futbolda bir kuşağın büyüyüp yıldızlaştığı bir şehir. Gerekli altyapı çalışmalarının yapılması ve tabana yayılmasıyla birlikte, burada yeniden dünyaca ünlü sporcular yetişebilir. Bütün bunlar maliyetli işler değildir.