Benimle top gibi oynadılar ama(!)

Bu haberi yazdırmak için tıklayın..
Bu haberi arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu haber hakkında yorum yazmak için tıklayın..
'Yıllardır çalıştığım gazetelerin muhasebe servisinin işlerine pek karışmam. Karışmak da istemem.'HÜSEYİN CUMALI YAZIYOR

Yıllardır çalıştığım gazetelerin muhasebe servisinin işlerine pek karışmam.
Karışmak da istemem.

Ancak bazen ister istemez muhasebe servislerine yardımcı olmak için girişimlerde bulunuyoruz.

Nedir bu girişimler?

Gazetenin alacağı olan bir paranın ödenmesi için ilgili makama rica bulunuyoruz. Diyoruz ki; "Gazetemizin alacağını biraz hızlandırırsak seviniriz."

Hepsi bu...

Sonuçta ekmeğini yediğimiz gazetenin sorunlarına sahip çıkmak zorundayız. Ayrıca kimseden borç veya hibe bir para istemiyoruz.

Tek isteğimiz reklam girdisi olan paranın biraz daha çabuk ödenmesi.

Bundan doğal bir şey de olamaz.

Şimdi gelelim mevzuya...

Gazetemizin Erenler Belediyesi'nden 150 TL alacağı varmış ve Turan Abi de benden konuyla ilgilenmemi rica etti.

Kaldırdım telefonu ve Erenler Belediye Başkanı Cavit Öztürk'ü aradım. Başkan Öztürk her zamanki gibi sıcak şekilde karşıladı. "Başkanım bizim gazetenin sizden 150 TL alacağı varmış. Eğer mümkünse ödeme yapsanız sevinirim" dedim.

Sağ olsun Başkan Öztürk; "Ne demek Cumalı... Ama bizim belediyenin basına borcu olmaz. Öyle şey mi olur? Gerekeni yapıyorum" dedi.

"Bana dönerseniz sevinirim" dedikten sonra telefonu kapattım.

O gün Başkan bana dönmedi.

Olabilir.

İşi vardır.

Ertesi gün yine dönmedi. Öğlen saatlerinde Başkan'ı bir daha rahatsız etmek yerine Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ramiz Şentürk'ü aradım. Yerinde yoktu; telefona çıkan yetkili, "Yarım saatlik bir toplantısı var" deyince biz de not bıraktık.

Yarım saat değil, 2.5 saat bekledik.

Öyle yaaa...

Ne de olsa Ramiz Bey önemli bir şahsiyet... Belki yaptığı toplantıda yıllardır çamur içinde yaşayan Yeni Mahalle'deki Romanlar'ın kanalizasyon sorununa çözüm arıyordur.

Belki de kamyon geçtiği zaman kaldırımlardan kalkan toz bulutlarına karşı, yuvarlak bir masada çözüm arayışı içindedir.

Belki de Erenler'de sürüler halinde gezen sokak köpekleri için bir proje hazırlığı yapıyordur.

Bu ‘belki de'ler çoğaltılabilir.

Belki de Ramiz Bey Çarşamba Pazarı'nda inceleme ve temaslarda bulunuyordur.

Sonuçta Ramiz Bey bize dönmedi.

Ramiz Bey bize dönmedi ama ben de ona yakın bir isme "Böyleyken böyle oldu. Ramiz Bey bana dönmedi. Ayıp ediyor" dedim.

Saat tam 17.00'de Ramiz Bey beni aradı. Konuyu anlattım ve bana '"Abi ne demek ama saat 17.00 mesai bitti" dedi.

Sesimi çıkartmadım ve "İyi abi" dedikten sonra telefonu kapattım.

Şöyle bir düşündüm.

Önce Başkan'ın telefondaki "Benim basına borcum olmaz" rüzgârı aklıma geldi. Sonra Ramiz Bey'in "Aaaaaa... Ne demek, ama mesai bitti" oyunu aklıma geldi.

Kendimi top gibi hissettim.

Başkan Öztürk kısa bir pasla beni Ramiz'in önüne atıyor. Topu -yani beni- ayağına alan Ramiz Bey ise sağlı sollu ataklarla topu yine Başkan'a atıyor.

Bir sağa, bir sola…

Bir sağa, bir sola…

Şanzımanlı çamaşır makinesi gibi, Başkan Öztürk ile Ramiz Müdür 150 TL için benimle top gibi oynuyor.

Nasıl Başkan; medya ile oynamaktan zevk aldın mı bari?

Heeee...

Hani "Benim basına borcum yok" dediğin medya ile oynamak nasıl bir duygu?

Ramiz Beycim... Siz de zevk aldınız mı?

İyi miydi? Rahatladınız mı? ‘

Maşallah... Maşallah...

Hale bak...

Başkan'a bak...

Yanındaki müdüre bak...

Ayıp beyler ayıp...

Yaşınızdan, başınızdan hatta makamınızdan utanın...

Yakışıyor mu bulunduğunuz makama bu hareketler?

Tavşana tut, tazıya kaç heeeee...

Ayıp vallahi ayıpp...

Beyler paranız yoksa adam gibi, "Cumalı şu anda kasamız müsait değil. Oldu mu elbette ödeme yaparız. Sıkıntı yok" deseniz ne olur?

Adam gibi 150 TL paranız olmadığını söyleseniz ne olur?

Böylesine büyük bir ekonomik kriz yaşandığı ülkede sizi kim ayıplayabilir?

Kim size "Nasıl yok?" diyebilir.

Herkesin halinin belli olduğu bu ülkede bundan doğal ne olabilir ki?

Bizim de paramız olmadığı günler oluyor. Ama kimseyle sizin oynadığınız gibi oynamıyoruz. Kimseye "Aaaaa... Ne demek hemen öderiz" deyip de bizden alacaklı insanlarla top gibi oynamıyoruz.

Başkan Öztürk size bu hareketi hiç yakıştıramadım. Eğer, "Bu yaşananlardan haberim yok" diyorsan; personeline çeki düzen ver.

O Ramiz Bey'e iki kez çeki düzen ver.

Bu arada bir türlü denkleyemediğiniz o 150 TL'yi vermenize de gerek yok. Benim maaşımdan kessinler.

Siz de o parayla ilçede yıllardır kaldırımsız olan bir sokağa 150 TL'lik kilitli parke taşı alın...

Yıllardır hak ettiği yere gelmeyen Erenler için, hiç değilse çorbada tuzumuz olsun (!)

Haber Tarihi : 26 Şubat 2010 Cuma
Bu haber 715 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan medyabar.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.
Sayın okuyucumuz. Yorumunuz hakaret ve aşağılayıcı ifadeler içediği için yayına verilmemiştir..
sunguroglu @ 08.03.2010 18:52:11
sayın cumalı şu an londrada bulunuyorum ınt.hergün medya bar girip sakaryamızda olup bitenleri okuyorum bu arada senin erenler belediyesi ile yazını okudum seni valla tebrik ederim bu yazından dolayı kutluyorum inşallah geldiğimde bilhassa yanaklarında öpmek istiyorum.Saygı ve selamlarımı yolluyor başarılarının devamını diliyorum
nusret eryılmaz @ 02.03.2010 18:29:39
sayın cumalı şu an londrada bulunuyorum ınt.hergün medya bar girip sakaryamızda olup bitenleri okuyorum bu arada senin erenler belediyesi ile yazını okudum seni valla tebrik ederim bu yazından dolayı kutluyorum inşallah geldiğimde bilhassa yanaklarında öpmek istiyorum.Saygı ve selamlarımı yolluyor başarılarının devamını diliyorum.
nusret eryılmaz @ 02.03.2010 18:29:01
Bu haber hakkındaki tüm yorumları okumak için tıklayın..
Online Ziyaretçiler