Sakaryaspor'un deplasman tarihinde bugüne kadar yaşanılan birkaç kırılma noktası vardır, son derece üzücü olan...
Bunlardan ilki 1970'li, ikincisi 80'li yılların ortasına rastlar...
Önce Bandırma, sonra Konya maçlarında görülür, böylesine büyük ve üzücü olaylar...
Her iki takım ile yaptığımız maçlarda meydana gelen dehşet verici sahneler, yeşil-siyahlı dünyada birer "kara tablo" olarak yer almıştır...
Dün, Pendik Stadı'nda yaşanılan trajik olaylar, bir üçüncü ve üzücü halkayı daha ekledi, bütün bunlara...
Olayların meydana gelişi, sahaya yansıyışı, güvenlik kuvvetlerinin inanılmaz acemiliği ve dahi yanlış uygulamaları, taraftarlarımızın Pendikli seyircilere karşı tepkileri, saha içindeki inanılmaz kaos, biber gazlı önlemler, bir futbol günümüzü daha çekilmez hale getiriverdi, bir anda...
"O ne hiddet, o ne taşkınlık, o ne saldırganlık" deyip Sakaryalı taraftarları suçlamadan önce, olayların çıkışı üzerinde durmak daha doğru ve yerinde olacaktır sanırım...
Önce şunun altını çizmek isterim; olaylar her iki takıma ödenmesi hiç de kolay olmayacak faturalar çıkaracağa benziyor...
Sanırım iki kulüp de bundan büyük yara alacak...
Sakaryaspor, maçın durduğu dakikalara kadar ortaya koyduğu futbol ile "Ben bu maçı kazanırım" diyen bir olgunluk içersindeydi...
Eğer maç bu hava içersinde sürüp gitseydi, lideri devirmenin mutluluğu içersinde kentimize dönme ihtimalimiz yüksekti...
Buna stad dışında başlayıp, tribüne, oradan da sahaya yansıyan üzücü olaylar fırsat vermedi, ne yazık ki...
Gelelim olayların seyrine...
Sakayaspor'un yenilenen kadrosu, bizleri olduğu kadar yüzlerce taraftarını da peşinden koşturacak düzeye gelmiş olmalı ki, maça ilgi hayli fazlaydı...
500 kişilik tribüne 1000 kişi alınmış...
Ayakta duracak yer yok...
Sıkışıklık nefes almayı zorlaştırmış...
İğne atılsa yere düşmez...
Ellerinde biletli, bir o kadar taraftar da dışarda...
Kapılar zorlanıp kırılınca güvenlik güçleri son derece düşüncesiz bir eylem başlatıyor, bunca sıkışıklığa biber gazı patlatarak...
Ortalık dönmüş mahşer yerine...
Taraftarlar maçı bırakmış, düşmüş can derdine...
Sahaya atlayan, atlayana...
Olayları önlemede yanlış bir yol izleyen güvenlik kuvvetleri biber gazını bu defa sahaya dolan taraftarlar üzerinde sallıyor...
Taraftarları yatıştırmak isteyen Sakaryasporlu futbolcular ve teknik kadro gazdan nasibini alınca, ortalık daha da karışır oldu...
Bir futbol maçı izleme adına koşup gittiğimiz stadda yaşadıklarımız ülkede futbol adına utanç verici manzaralar oluşturuverdi, bir anda...
Neticede; Sakaryaspor Teknik Direktörü Engin Korukır ve altı talebesi saha içinde, basın mensupları, maçı izlemeye gelen Sakaryalı ünlü Teknik Direktör Yılmaz Vural ile meslektaşı Erhan Altın da tribünde gaz bombardımanından etkilenmemek için çareyi kaçmakta buldular...
İşte böyle bir kara gün yaşadık, futbol adına Pendik Stadı'nda...
Bakalım suçlusunu tespitte zorlandığımız olayların altında kimler kalacak, kimler bu sevimsiz oyunun galibi olacak?
Merak edilen budur!
Para kazanmak adına istiap haddinin dışında seyirciye bilet satan Pendikspor Kulübü ile sıkışıklığın üzerine gereksiz yere biber gazı ile yürüyen Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün yersiz ve yanlış uygulamalarından kaynaklanan faturanın Sakaryaspor'a kesilmesi, haksızlık ve adaletsizlik olur...
Bakalım; "biber gazı kimin dünyasını karartacak!"