'Bu takım, bu şehrin markası!'

Milli Takıma 21 futbolcu kazandıran hocaların hocası Ekrem Karaberberoğlu, Sakaryaspor'un kendisi için ayrı bir önemi olduğunu söyledi.

O; Sakarya Futbolunu, Türk Futbolu'nun zirvesine taşımış, sadece milli takıma 21 futbolcu kazandırmış bir futbolcu fabrikatörü. O; gençliğinde filelerin aslanı, O; Aykutlar'ın, Oğuzlar'ın, Bülentler'in, Hakanlar'ın kısaca Türk Futbolu'nun krallarının hocası. O; yaşayan bir efsane olan Ekrem Karaberberoğlu

16 yaşında Çarşı Takımı'nın kalecisi olarak futbolla tanışan Ekrem Karaberberoğlu'nu dergimize konuk ettik. Sakarya Futbolu'nun yanında, Türk Futbolu'na kazandırdıkları ile heykeli dikilmesi gereken 83 yaşındaki bu genç delikanlı, evindeki siyah beyaz eski fotoğrafları eline alıp, minicik masmavi gülen gözleriyle futbol hayatını anlatmaya başlıyor.

"Boşnak Hafız Yusuf'un en küçük oğluyum. En büyük tutkum o günlerde Hilal Kulübü'nde oynayan abim gibi futbolcu olmak. Bir gün abim maçta ayağını kırınca, ailem benimde futbol oynamamı yasakladı. Ancak ben okul çıkışlarında mahalle arkadaşlarımla top oynamaya gider, akşam eve gelince de dayağı yerdim. Bu gün ki Sanat Okulu'nun bulunduğu yer eskiden Hilal Kulübü'nün sahasıydı. Bir gün Çarşı Takım'ı buraya maça geldi. O gün kalecileri rahatsızlanmış, beni kaleye aldılar. Ben kalede adeta kaplan gibiyim. Kendimi oraya, buraya atıyorum. Beni orada beğenmişler ve Ada Gençlikspor'a kaleci olarak aldılar. Adapazarı o yıllarda Kocaeli'nin kazası. Bölge maçları var. Kacaeli'nin en iyi kalecisi Rauf abi. Ama yaşı hayli ilerlemiş. O gün bana bir şans doğdu ve kaleye geçirdiler. İşte o gün ben Kaleci Ekrem oldum.
Daha sonra Ankara karması maç var. Maçın ilk yarısında kalede Rauf abi ve 3 gol yedi. İkinci yarıda hoca beni kaleye geçirdi ve maç 4-3 bizin galibiyetimizle bitti. O maç sonrasında Beşiktaş, Galatasaray gibi büyük takımlar beni istemeye başladı. Hatta Galatasaray Lisesi'nde okumam için destek olacaklarını söylediler. Babam okumam için buna izin verdi ama annem,
Ben senin yokluluğuna dayanamam' deyip, ağlamaya başlayınca bundan vazgeçtim.
Bu arada abimin terzi dükkanı var ve ben arada ona yardımcı oluyorum. Askerlik geldi çattı. Ankara'ya askere gittim. Burada Jandarma Gücü'nde oynadım. Kocaeli'li, Tahtabacak İsmet isminde bir arkadaşım vardı. Jandarma Gücüne girmeme o vesile oldu. 2 yıl Jandarma Gücü'nde kalecilik yaptım. Askerde İzmir'li Esat isminde bir arkadaşım vardı. Onun emeklerini hiç unutmam. Esat Altayspor'da oynuyordu. Beni Altayspor'a aldıracaktı. Ancak teskereme 5 ay kala anne-babamın acı haberini aldım. Abim yalnız kaldığı içinde onu bırakıp gidemedim ve Adapazarı'na döndüm. Esat'ın yeri bende ayrı olduğu için ilk oğlumun ismini de Esat koydum. Oğlum Esat'da bugün antrenörlük yapıyor.

Askerden gelince Yıldırım Spor'a çağırıldım. Allah bana nasip etti o takımı hem çalıştırdım, hem kalecisi oldum ve 1960 yılında Türkiye şampiyonu yaptım. O dönem ihtilal var, asker başımızda. Kupamızı asker nezaretinde aldık.

Yıldırım Spor'da 15 sene oynadım ve rahmetli Halil Kocacık'ın girişimleri ile Yıldırım Spor Tesislerini yaptık. Yine rahmetli eski Belediye Başkanı Ünal Ozan'ın emeklerini de unutamam. Dönemin Belediye Başkanı ve bu tesisler onun esiri

1968'de beni Zirai Donatım Fabrikası'na çağırdılar. ‘Seni işçi olarak alalım, sen Donatım Spor'u çalıştır' dediler. Donatım'a girdim ve ilk sene takımı Sakarya şampiyonu yaptım. 2. sene takım 3ncü olurken, 3. seni yine şampiyon. Sonra fabrika genel müdürünün talimatı ile benden habersiz 3 futbolcu takamı alındı. Bunu duyunca istifa ettim.

Dönemin Belediye Başkanı Behçet Deryaoğlu'na çıktım. ;Beden Terbiyesi'nde boş kadro var, beni oraya aldırın' dedim. O akşam Selahattin Gürdrama, Behçet Deryaoğlu ve Dişçi Lütfü birlikte bir mektup yazıp, dönemin Spor Bakanı'na beni gönderdiler. Bakan mektubu alıp, beni kucakladıktan sonra ‘görevin hayırlı olsun' deyip, elime kadromu verip gönderdi. 15 günlük evliyim ve işsizim. O anki sevincimi tarif edemem.
Beden Terbiyesi'nde futbol hocası olarak Sakaryaspor altyapısını çalıştırmaya başladım. 1985 yılında Sakaryaspor Teknik Direktörlük görevine getirildim. Bu dönemler içerisinde 21 milli futbolcu yetiştirdim.

Bunlar arasında Muammer Adatepe, Vahdet Duyak, Aykut Yiğit, Oğuz Çetin, Hakan Şükür, Bülent Uygun, Aykut Kocaman, Rahmi Zafer, Nejat Ersin, Atıf Öztoprak, Recep Çetin, Turan Sofuoğlu, Engin İpek, Kemal Ateşli, Doğan Şenoğlu, Volkan Yayın, Özdemir Kırılan yer aldı. 1987 yılında da Beden Terbiyesi'nden emekliye ayrıldım."

Kralların hocası Ekrem Karaberberoğlu'nun 54 yıllık futbol hayatı sadece bunlarla sınırlı değil tabi
Bugün Erenler'de eğitim veren Sanat Okulu'da Ekrem Karaberberoğlu'nun eseri. Yoksul bir mahallede oturduğunu söyleyen Ekrem Karaberberoğlu, o dönem meslek okulu yapılması için yer arandığını belirterek, "Evimizin yakınında olan Hilal Kulübü'nün futbol sahasına okulun en uygun yer olduğunu söyledik. Tabi şehrin ileri gelenleri bizim muhitimize bu okulun yapılmasını istemedi. Bizde Yenicami eşrafı olarak imza toplayıp, Meclise gönderdik. Topladığımız imza ses getirdi ve okulun bizim istediğimiz yere yapılmasına karar verildi. Ben koyu bir Adalet Partiliydim. Bu kararda benim Adalet Partili olmam ve sözümün geçmesinin de etkisi oldu" dedi.
Ekrem Karaberberoğlu, heykeli dikilmese de, Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli'nin Sakarya'da yetişen değerler adı altında kendi oturduğu sokağın başına lahiyesini koydurması Karaberberoğlu'na sevinç gözyaşları döktürmüş.

Ekrem Karaberberoğlu ile sohbet ederken, yetiştirdiği futbolcularla olan anılarını da yadediyoruz.

Hangi yıldız futbolcuyla neler yaşamış, onları nasıl yetiştirmiş. Önce Hakan Şükür'den bahsediyor Ekrem Karaberberoğlu. Hakan'ın 3 yılda hava topu çıkarmayı öğrendiğini anlatan efsane Hoca; "Hakan, uzun boylu olduğu için ona önce libero oynattım. Baktım olmayacak santrfor görevini verdim. Antrenman bitiyor, onu ve iki kanat oyuncusu ile stoper Soner'i sahada bırakıyorum. Soner, sert ve kuvvetli bir oyuncu. O'na ‘Hakan'a olabildiğince sert gir' diyorum. Soner, hava topunda her seferinde Hakan'ı yere yıkıyor. Hakan'da bu durumdan yakınıyor tabi. O'na dedim ki; ‘Ayağa kalkacaksın ve Soner'i yere devireceksin.' Hilafsız aynı tempoda 3 sene hava topu çalıştık. Tokadı yiye yiye hava toplarında rakiplerinden korkmamayı ve mücadele etmeyi öğrendi. Soner'in onun gelişmesinde büyük katkısı oldu. Hakan'da hiçbir gün bana karşı gelmedi. Benim oyuncularımın hepsinin top tekniği birinci sınıftır. Antrenmanda herkesin bir topu vardı ve iki ayaktan başlayarak baldır, göğüs, kafa dahil top sektirerek çalışılırdı" şeklinde konuştu.
Oğuz Çetin'in babasının Şekerspor'da oynadığını ve daha öncede Gençlerbirliği'nde çok iyi bir kanat oyuncusu olduğunun altını çizen Ekrem Hoca, Oğuz Çetin'in çok efendi bir çocuk olduğunu belirterek şunları söyledi;
"Oğuz, hiç etliye-sütlüye karışmazdı. Oğuz'u, A takımına önerdim ve aldık. Herkesin bir hatası olmuş ve benden mutlaka bir tokat yemiştir. Oğuz ise kendi halinde hiç hatası yok. Ama ben ileride büyük bir takıma gittiğin zaman Ekrem Hoca'nın tokadını yemedim dememesi için, bir gün yanıma çağırıp ensesine bir tokat patlattım. Oğuz çok iyi bir oyuncuydu. Oğuz, Aykut, Serdar ve Turan Fenerbahçe'ye verildi. O zaman isyan etmiştim. Çünkü Oğuz bir sezon daha bizde kalsaydı Türkiye'yi ayağa kaldıracaktı.
Beşiktaş'ın en gözde futbolcularından biri olan Recep, Karasu'nun İhsaniye Köyü'nden di. Köy çocuğu olduğu için kuvvetli iyi bir yapısı vardı. Recep, bir maçta sakatlandı. Önümüzde Beşiktaş maçı var. Recep'in ayağına masaj yapıp, bileğini sarıp ayakkabısını giydirdik. Ogün öyle bir futbol oynadı ki, Beşiktaş'ın gözü o gün Recep'te kaldı. Sonra Recep, Beşiktaşlı oldu. Ardından Milli Takım, süper paralar kazandı."
Aykut Kocaman'ın yerinin çok başka olduğunu söyleyen Ekrem Karaberberoğlu, Aykut Kocaman'ı ise bakın nasıl anlattı;
"Aykut bambaşka bir çocuktu. Dört dörtlük bir beyefendi. İstanbul Altınmızrak'tan Sakaryaspor'a transfer oldu. Anatomik yapısı çok küçüktü. Akyuk'u ilk antrenmanda gördüm ve bu çocuk çok iyi diye düşündüm. O günlerde Teknik Direktör Necdet Niş hastalandı ve dönemin Kulüp Başkanı Tuncer Tepe beni çağırarak, sezon sonuna kadar takımın başına geçmemi istedi. Kocaelispor'la maçımız var. Kadroda sağ açığa Aykut'u koydum. O zaman Yardımcı Antrenör Enver Katip itiraz etti. Dedim ki, ‘Bu çok çabuk ve yetenekli. Oynatalım eğer aksarsa değiştiririz.' Aykut o maçta muhteşem bir performans sergiledi. Aykut sayesinde o gün penaltı kazandık ve nur içinde yatsın büyük Aykut'da penaltıyı gole çevirdi. O günden sonra Aykut takımın değişmez oyuncusu oldu."
Ekrem Karaberberoğlu'nun en başarılı bulduğu talebelerinden biri ise Bülent Uygun. Beklide kendisinden en çok tokat yiyen oyuncu olduğunun da altını çizen Eknem Hoca, Bülent Uygun'u ise şu cümlelerle anlatıyor;
"Bülent'in, Hulusi diye bir arkadaşım vardı. Zengin bir ailenin oğlu. Bir gün bisikletimle stada giderken Hulusi ile Bülent'i son model bir arabanın önünde Atatürk Lisesi önünde beklerken gördüm. Bir baktım iki kız geldi arabaya biniyorlar. Arkadan Bülent'e seslendim, ‘Saat 14.00'de antrenman var. Geç kalma' diye. Bülent antrenmana geldi ama korkudan titriyor. Kenara çekip, ‘Bak oğlum, sen Hulusi ile aşık atmaya kalkma. Onun ailesi zengin. Çiftlikleri, malı mülkü var. Sen yetenekli bir çocuksun ve ekmeğini futboldan yiyeceksin. Bana erkek sözü ver, futboldan başka bir şey düşünmeyeceksin' dedim ve bana söz verdi. Bülent Çok başarılı bir futbolcu oldu."
Ekrem Hoca, oyuncu yetiştirdiği dönemlerde sert biri olarak biliniyor. Gerektiğinde talebelerine tokat atmaktan çekinmeyen bir yapısı var. ‘Kızını dövmeyen, dizini döver' atasözünden yola çıkan Ekrem Hoca, ‘Oyuncusunu dövmeyen, dizini döver' diyor. Birçoğu şöhret olmuş futbolcuların, bazılarının antrenörlük yaptığını söyleyen Ekrem Karaberberoğlu, yetiştirdiği oyuncuların kendisini pek arayıp sormadığından yakınıyor.
Bazı futbolcuların kendisini gördüğünde bile tanımamazlıktan geldiklerini gözleri dolarak anlatan Ekrem Hoca, bayramlarda kendisini hiç unutmayıp arayan 4 futbolcu ismi sayıyor. Bunlar Bülent, Rahim, Şaban ve Soner
Haliyle ilk aklımıza Hakan Şükür geliyor. Hakan, hiç aramıyor mu sorumuza, "Arıyor diyemem. Ancak Hakan'dan Allah razı olsun, Bülent Uygun, O ve oğlum Esat bir olup, eşimle beni hacca gönderdiler" diyor.
Esat Karaberberoğlu, Sakaryaspor'un bu gün düştüğü durum karşısında ise hayli üzgün. Bir zamanlar 4 büyükle Süper Lig'de oynayan bir takımın bugün 2. Lig'de olması onu haliyle fazlasıyla üzmüş. Ekrem Karaberberoğlu, son olarak bu şehri yönetenlere seslenerek, "Bu takım bu şehrin markası. Bu takıma bu şehirde yaşayan, bu şehrin ekmeğini yiyen herkesin borcu var. Bugün bu borcu ödeme zamanı. Valisinden, belediye başkanına, işadamından-esnafına herkes yardım etmek zorunda" diyor. (Sakaryaspor Dergisi)



Haber Tarihi : 01 Aralık 2009 Salı
Bu haber 436 kere okudu
UYARI: Kullanıcıların sitede beyan edeceği her türlü fikir ve düşünce tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişinin görüşleridir ve yorum yapan kişi yasal sorumludur. Medyabar Multi medya haber hizmetleri yapılan yorumlardan yasal sorumlu değildir. Suç teşkil edecek, hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Bu habere yapılan yorumlar

EKREM HOCAM,

ALLAH SİZLERE SAĞLIK, HAYIRLI UZUN ÖMÜRLER VE SELAMET VERSİN.
SAKARYA SPORUN MİNİKLER FUTBOL OKULUNU KURAN VE SENİ BAŞINA GETİREN ESKİ BAŞKAN MUSTAFA PEKŞEN VE ARKADAŞLARINI ŞÜKRANLA ANIYORUZ. HEPSİNE BU İLEİR YAŞLARINDA SAĞLIKLI, HAYIRLI ÖMÜRLER VE SELAMET DİLİYORUZ.
HAKKIN RAHMETİNE İNTİKAL EDENLERİ RAHMETLE HAYIRLA ANIYORUZ.
SİZLER, DÜNYA KUPASI ÜÇÜNCÜSÜ TÜRK MİLLİ TAKIMININ ALT YAPISINI 30 YIL ÖNCEDEN OLUŞTURANLAR SINIZ.
ALLAH RAZI OLSUN HEPİNİZDEN.
DERİN SAYGILARIMLA
ALİ GÜNEBAKAN @ 02.12.2009 10:14:45
benimde ekrem hocayla anım var..1986-87 sezonu. donatımspor un genc takımındayım.rakip ekrem hocalı sakaryaspor genc takımı.saha erenler..soner-esat-hakan-bülent-şaban-rahim-murat-ilker vs..tribünde Sakaryaspor A takımı.tuna-yenal-oguz-aykut-turgay-sinan vs..antrenör necdet niş.sakarya amatör küme gençler final ilk macı.DONATIMSPOR:4 SAKARYA:2
2 gol benden.bizim donatımın hocası da ÇAVUŞ HÜSEYİN..öyle motive ettiki bizi zaten onlardan iyi takımdık.perişan ettik onları.durumu3-2 ye getiren golu attıgımda sakaryaspor a takımı stadı terketti.daha sonra duyduk ki bu maglubiyet ekrem hocayı çok kızdırmış.bütün takımı içtimaya cekip küfürle karışık TOKAT atmış.rövanş macındada k.aptilerde oynadıgımız mac 2-2 sona erince DONATIM ŞAMPİYON OLDU..
BAY @ 02.12.2009 00:47:31
Online Ziyaretçiler
-
Silkroad Silk, Silkroad Online, Silkroad ESN, Silk